Bu kitabı, son birkaç aydır neredeyse okuduğum her kitabı yarım bıraktığım konusunda babama yakındıktan sonra bana “al, bunu oku” diye getirmesi üzerine bir anda okumaya başladım.
Ve açıkçası muhtemelen kitaptaki ana karakterin yaşına yakın olmamamdan, belki de daha önce hiç Haruki Murakami okumamamdan ya da gerçekten anlayacak olgunlukta bir yaşta olmamamdan ötürü kitabı tam olarak kavrayamadım, pek bir şey anlamadım.
Kitap hakkında biraz bilgi sahibi olabilmek için kitabı bitirdikten sonra anlamış olabilecek kişilerin incelemelerini okurken Tayfun abinin incelemesinden yazarın ilk kitabı olduğunu öğrendim. Ve onun da dediği gibi gerçekten kitabın tam bir konusu olmadığını fark ettim.
Kitabın içinde arada isimleri, alıntıları geçen kişiler bulunması, araştırınca onlar hakkında bilgi sahibi olabilmem ya da bu sayede yeni şarkılar keşfetmem gerçekten kitabın en sevdiğim yanıydı.
Bu kitap benim, kavradığım kadarıyla sevmeme rağmen, yaşım dolayısıyla “keşke birkaç yıl sonra okusaydım” dediğim kitaplardan oldu. Birkaç yıl sonra okusaydım muhtemelen kitabı daha iyi kavrar, içindeki duyguları hissedebilirdim. Belki birkaç yıl sonra tekrar okurum...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!