Eğer dünya bir çeşit karınca tümseği gibi ve insanların yaşamı ve ölümü de bir sürü delikten yiyecek ve güneş aramak için girip çıkan yığın yığın karıncanın yaşamı ve ölümü gibi görülürse, insan hayatının görevlerine doğru dürüst hiçbir önem atfedilmeyeceği ve insanların çabalarına, yeni umutlar yerine, derin bir kaderciliğin ve umutsuzluğun yükleneceği son derece kesindir.
Açık bir alanda sırtüstü yatıyorum ve gökyüzü kuşatıyor beni. Büyüklüğü karşısında güçsüzüm. Öylesine uçsuz bucaksız ve uzakta ki, kendi önemsizliğim elle tutulur hale geliyor. Ama gökyüzünün beni reddettiğini hissetmiyorum. Onun bir parçasıyım ben, ufacık elbette ama bu müthiş muazzamlığın yanında her şey ufacık kalır.