“Çiçeğim mi solmuş, solsun. Gönlümü mü kırmışlar, kırılsın. Gözümden yaş mı gelmiş, gelsin. O çiçeği ben sulayacak, gönlümün parçalarını ben toparlayacak, gözümdeki yaşı ben silmeyecek miyim? Kime ne, kim nerde, kimde ne kadarım da derdine düşeyim.”
“Öğrendim ki; iyilik de nasip işiymiş. Merhamet, sevgi, temiz bir kalp, hatta insanlık bile nasip işiymiş. Eskiden kötülük gördüğüm yerde üzülür, kızardım. Şimdi; onun da nasibi bu kadarmış, diyorum.”
“Yaşıyorsak sonrası hep var. Hakikat budur. İnsan biraz yarına bıraktığı umutla yaşar biraz da henüz gerçekleşmemiş ihtimallere inanarak. Çünkü insanı ayakta tutan şey olmuş olan değil, hâlâ mümkün olanlardır.”