Bir şeyler olması gerektiği gibi olmamıştı. Bir şeyler eksikti, bir şeyler hatalıydı, yanlıştı, hüzünlüydü, iğrençti, berbattı... Bütün bunlar küçük Meltem'in hikâyesiydi.
Yalnızca evin içi vardı zihnimde, hiç dışarıdan görmemiştim sanki evi. Ama sonra yavaş yavaş o evin dışına çıkabildim: önce kapıya, sonra sokağa, derken bambaşka sokaklara. Bu müthiş bir başarıydı benim için.