Ortak olabilmenin değeri daima azdır. Büyük şeyler, büyük için kalacak; uçurumlar, derin olanlar için; incelikler ve ürpermeler incelmişler için; kısaca, tüm pek az bulunanlar, pek az bulunanlar için.
Bir kumarhane oyuncusu bütün bir gece boyunca boş yere kırmızı oynamışsa, elinde kalan son parayı siyaha koymaya ender olarak cesaret eder. Çünkü olur da şanssızlıkla kırmızı gelirse, kendini asla affetmeyecektir.
Dünyanın bütün lüksleri birleşse bir ilişkinin güzelliğinin, bir duygunun saflığının yerini tutamaz. Hatta bir komşunun ya da yoldan geçen birinin içten gülümseyişinin veya meçhul birinin dokunaklı bakışının yerini tutamaz.
Tek sınır, bizim kendi koyduklarımızdır..
Çerçeve içinde kalarak akıl yürütürsen, herkesin daha önce düşünmüş olduklarından başka çözüm asla bulamazsın.
"Tek gerçek yolculuk, tek gençlik pınarı yeni manzaralara gitmek değil; başka gözlere sahip olmak, evreni bir başkasının gözünden, başka yüz kişinin gözünden görmek, onların her birinin olduğu, her birinin gördüğü yüz evreni görmektir."
İnsan varlığı değişimden, yenilikten korkar ve çoğu zaman, çok güçlü olsa bile alışıldık koşullarda kalmayı, pek iyi tanımadığı bir duruma geçmeye tercih eder.. Platon'un mağarasıdır bu...
Yaşam sürekli değişimden, hareketten ibaret. Yalnızca ölüler kımıltısızdır..
Gelişmek istemiyorsak, yavaş yavaş ölmeye başlamışız demektir.