piyasaların hınçla dolu iniş çıkışlarına
kalbimiz dayanıyor bir şekilde.
kalbimiz derken, ilk gençliğimiz, sakalımız,
bir kasetin iki yüzüne de ard arda kaydedip dinlediğimiz şarkımız diyorum aslında.
işte böyle yaşıyoruz
ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor.
insaf et anna!
Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudus.
Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız, bir şehirde hayatta kalabilmek için herşey.