Müzik olmadan belki acısı dinebilirdi. Ama boşluğun anlamsızlığı her açıdan daha fazla yıkardı ruhunu. Ne müzikle ne de müziksiz huzur vardi ona, huzursuzluğu" yaratıcılığını besliyor, üretmesini sağlıyor ama aynı zamanda onu yaratırken eritiyordu. Kendi ateşinde yanıyordu.
Herkes müzikle huzur bulduğunu varsayıyor, yüceltiyordu onu ama işin aslı müzik ona ait olan bir şey değildi, hiç olmamıştı, olmayacaktı da. Müzik, içinden aktığında acıtan, onu zorlayan, yaratması için onu kamçılayan bir güçtü sadece.
hem de kendini zaten yaralı hissettiği böyle bir günde. Tek istediği şey sadakatle sahip çıkılmak olan bu güzel yaratık, içindeki yalnızlık hissinin ağırlığıyla yorgun yürüdü eve.