KARMA okur

Martı Jonathan Livingston'un Derdi
10/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2020 67. kitabı
Martı Jonathan Livingston’un derdi: Uçmanın tek amacının balıkçıların attığı ekmek parçalarını yakalamaya çalışmak olduğunu sananlarla Kendi çizdiği sınırların ötesine geçmeyi denemediği için, sınırların geçilmez olduğuna inananlarla Ezberlediği; dar görüşünün dışında olan fikirleri dinlemeden, üzerine düşünmeden kenara atanlarla Sırf işlerine gelmediği için gerçek amaca bağlı kalmayanlarla Uçabilmelerine rağmen özgür olduğuna ikna edemediği bütün kuşlarla. Bu hikayede Martı Jonathan Livingston insanı sembolize ediyor, martıların uçması da bizim yaşamamızı. Martıların çoğunluğunun uçmasının tek amacının yemek bulabilmek olduğu gibi bizim türümüzün çoğunluğunun da bundan daha gerçek bir yaşam amacı yoktur. İnsanların da başarılamayacağına körü körüne inandıkları şeyler vardır. Peki bir şeyi denemeden başarılamayacağına nasıl emin olabiliriz ki? Ve Jonathan Livingston başarır, herkesin yapılamaz dediğini yapar. Onu tebrik etmek yerine cezalandırdıklarına şaşırdınız mı? Bu gayet beklenebilir bir durumdu. Her ne kadar onun uğraşlarını aptalca buluyor gibi göründüyseler de onlar da bunu yapmayı istiyorlardı. Ama isteklerine ulaşmak ve bunu çalışmadan yapmak istiyorlardı, tıpkı bizim türümüz gibi her zaman kolay yolu tercih ediyorlardı. İçleri delicesine bir kıskançlıkla doldu ve isteyip ulaşamadıkları şeyin gözleri önünde olmasını istemediler. Jonathan diğer martılardan farklıydı, cennet diye nitelendirdiği yerde de kalabilirdi. Böylesi daha kolay, mantıklı ve kesin bir karar olurdu. Ama o bir şeyleri değiştirebileceğine inandı ve kendisini dışlayan sürüsüne geri döndü. Belki de bu büyük bir hataydı. O oradayken her şey güzeldi ama o gittiğinde geriye kalan martılar tam da insanların yaptığını yaptılar. Bu hikayeyi bütünüyle dinlerin ve ATATÜRK’ün öyküsüne
Edebiyat
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,1bin okunma
Reklam
"DEPRESİFOKUR"
5/10
·53 syf.··
2020 44. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2020 00:45
Keşke iki yıl önce, aldığım gibi okuyup hepsini bitirseydim. O dönemler yalnızca Hasan Ali TOPTAŞ bölümünü okumuş ve çok etkilenmiştim. Ama yazıların çoğunluğu "Bir Ergenin Depresyon Günlüğünden Alıntılar" gibiydi. Yani en azından ergenlik dönemime daha yakınken okusaydım, belki bana hitap edebilirdi. Derginin tek iyi kısmı Ece TEMELKURAN ve yazarlarla ilgili bölümler bana göre. Bu dergiyi, gerçekten her ay sayfa sayfa okuyanlara kolaylıklar dilerim. Ya da iyi depresyonlar mı desem?
Edebiyat
KafkaOkur - Sayı 17 (Mayıs - Haziran 2017)KafkaOkur Dergisi · Kafka Okur · 2017598 okunma
Zorla Nasıl Güzellik Olmaz, Adlı Çalışma
1/10
·160 syf.··
2018 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2018 23:08
Bu kitap sanki bir ergenin, kendisini terk ettiği için sinirlendiği sevgilisine yazdığı, yarım sayfalık bir mektubunu ; 160! sayfaya uzattığı bir zorlama. Eminim ki okuyanlar gibi yazarına da illallah ettiren bir kitap olmuştur. Çünkü 160 sayfa boyunca: Tek konu İki karakter En fazla 20-30 kelime En fazla 10 cümleyi tekrar etmek öyle her yiğidin harcı değildir. Bilirsiniz bir aralar aşırı popülerdi ve herkesin elinde görüyordum. Neyse alayım, en kötü ne olabilir ki? Dedim. 1 ay süren bir Reading Slump yaşadım. Okumaktan soğudum. Genç yazarlara ön yargıyla yaklaşmaya başladım.
Sen On Yedi YaşımsınMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 201711,5bin okunma