Kemal TÜRK

Kemal TÜRK
@KEMALTURK
AZ ŞEY BİLEN, ÇOK ŞEY ÖĞRENMEK İÇİN ÇABA GÖSTEREN BİR İNSANIM
Özet
İzmir işgalinde Yunanlılar tarafından Ayşe’nin kocası ve çocukları öldürülür .  Olaydan yaralı kurtulan Ayşe , İstanbul’da ki ağabeyinin yanına gider. O zamanlar İstanbul’da verilen Milli Mücadele mitingleri üzerine Ayşe , Cemal , Peyami , İhsan Anadolu’ya gider ve Kuvayı Milliye’ye katılır. Ayşe ; gönüllü hemşirelik yapar , hasta bakıcılık yapar . Bu esnada İhsan ve Peyami Ayşe’ye içten içten aşık olmaya başlarlar. Aşk üçgeni oluşur. ”Ateşten Gömlek ” o zaman kendini göstermeye başlar. Cemal tarafından ; Ayşe genç ve bekarken , Peyami ile evlendirilmesi düşünülmüş fakat Peyami Ayşe’yi beğenmeyip onu kırdığı için Ayşe ,  Peyami’yi kafasından silmiştir. Asla Peyami ile evlenmez. İhsan ise ailesi tarafından bir akraba kızı ile evlendirilmeyi çalışılır , İhsan ; Ayşe’ye aşık olduğu için kabul etmez. Akraba kızı ile vedalaşırken durumu izah eder ve kıza bir öpücük kondurur. Öpücüğü uzaktan gören Ayşe için İhsan’da kafasında bitmiştir ve İhsan ile de evlenmez. Ayşe için geride kalan tek şey Milli Mücadele’dir. Kezban ise ana ve babası Yunanlılar tarafından öldürülmüştür. İhsan’a aşık olduğu için Milli Mücadele’ye katılır. İhsan ona asla karşılık vermez çünkü Ayşe’ye aşıktır.Bu yüzden Kezban sürekli Ayşe’yi kıskanır. Mehmet Çavuş ise Kezban’a aşıktır ve onu kaçırır. Kezban’ın ;İhsan aşkını kabullenemeyip onu serbest bırakır ve bir isyan ayaklanmasında İhsan tarafından asılır. Taarruz devam ederken İhsan vurulur ve Peyami’nin kollarında şehit düşer , haber üzerine Ayşe cepheye giderken mermi parçaları isabet eder ve ölür. Aynı savaşta Cemal’de ölür. Peyami’nin kafasına kurşun isabet eder ve hastaneye kaldırılır.  Doktorlar , kurşunu çıkarınca Peyami’de vefat eder.
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
TANITIM
Yahya Kemal Beyatlı (2 Aralık 1884 – 1 Kasım 1958), "Dört Aruzcular"'dan kabul edilen Tevfik Fikret, Mehmet Âkif Ersoy ve Ahmet Haşim’le birlikte Türk edebiyatının baş şairleri arasında kabul edilmiş, sağlığında kitap yayınlamamış şairidir.
Edebiyat
Yazarın Fikri
“Bu iki yıllık sürede İngiliz ve Osmanlı arşiv belgelerini kullandık. Arşivdeki gazeteleri, bu kadının yazmış olduğu mektupları tuttuğu 3 bin 750 sayfa günlüğünü ve mektuplarını gün gün inceledik. Karşılaştırdık. Temelde kendi öz verilerini kullanarak bir çalışma yaptık. Dediğim gibi bu eser, Türkiye’de hatta iddialıyım Dünyada bilimsel kaynaklara dayanarak hazırlanan ilk çalışma diyebiliriz. Dünya genelinde de Gertrude Bell ile ilgili çalışmalar vardı ama hepsi roman tarzıydı. Anlatımlar kaynaksız, roman tarzındaydı. Bu denli bilimsel nitelikli bir çalışma yoktu. Hepsi İngiliz ve Amerikalı yazarların Türklere karşı duydukları kinin bir yansıması olarak kaleme alınmıştı. Hep yanlış bilgiler üzerine bina edilmiş şekilde olayları abartılı ve yönlendirme yaparak anlatmışlar. Zaten çoğu zaman da onları düzeltmek zorunda kaldım eserimde. Çalışmamın bu açıdan dünya çapında bir değer taşıdığına inanıyorum. Bu çapta bir çalışma yapılmamıştı” dedi. Gertrude Bell’in tarihteki ilk resmi kadın ajan olduğunu ve Türklerin bu ajanı iyi bilmeleri gerektiğini belirten Karaca, “Sınırları Çizen Kadın İngiliz casus Gertrude Bell Dünya Tarihinin ilk kadın casusudur. İngiltere menşelidir. Hem dünya casusluk tarihi hem de Osmanlı Devleti sürecinde çok etkin rol oynamıştır. Osmanlı Devletinin parçalanması, Ortadoğu ve Arap coğrafyasının yeniden şekillenmesindeki en önemli aktörlerden birisi olması nedeniyle de Türkler açısından çok önem arz ediyor. Türklerin bu kadını iyi tanıması sağlamak, İngiliz İstihbarat Servisi içindeki faaliyetlerinin bilinmesi ve Ortadoğu’nun nasıl şekillendiğinin göz önüne serilmesi için bu kitabı kaleme aldık. Özellikle İngiliz belgeleri ve kendi yazdığı mektup ve günlüklerle çalışmayı şekillendirdik. Bu mahiyette bilimsel olarak Türkiye’de yazılan ilk kitap budur.
Tarih