“İnsan yaşamı sınırlıdır,varlığı akışkandır,eğilimi belirsizdir,tüm bedeni çürümeye yatkındır,ruhu girdap gibidir,kaderi anlaşılmaz ve ünü muallaktır.Kısacası tüm beden bir nehir gibidir,ruh ise rüya ya da hülya gibidir.Hayat savaşa ve bir yolcunun konaklamasına benzer,ölümden sonra ünü de unutulur.Bu yüzden bizi ne koruyup gözetecek?
Bizi koruyup gözetecek şey felsefedir.Bu da ağırbaşlılığı ve masumluğu sunan,zevklerin ve acıların ustası olan,hiçbir şeyi amaçsızca ve ikiyüzlülükle yapmayan,bir başkasının yaptığı ya da yapmadığına hiç ihtiyaç duymayan ilahi zekayı koruyup gözetmektir.”
“Tıp ilminde Homeopathie denilen bir nevi tedavi usulü vardır ki mânâsı aynı ve benzer hastalıklar demektir.Bu usül hükmünce bir hastalık kendi türünde bir hastalıkla,benzeriyle tedavi edilir.Bizim birbirimize birer tesirli ilaç yerine geçeceğimizi işte bundan anlıyorum.”
“Hanımefendi dünyada saadet denilen şey tamamen hayal ürünü bir söz değilse,işte onun en açık şekli mutlaka böyle uyuşması mümkün iki ruhun birleşmesinden vücut bulan hâldir.”