KORAY İŞCAN

KORAY İŞCAN
@KORAY006
Lisans
Ankara
Ankara
103 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
7/10
·152 syf.··
2020 25. kitabı
Konu içinde iki zıt kutup var. Birincisi; zengin, her şeye sahip fakat iki bacağı kesik olduğu için hep eksiklik içinde yaşayan Zagreus. İkincisi ise; fizik olarak normal, hatta atletik, çapkın ama parasız olan Mersault. Daha ilk paragrafta bir cinayet ile tanışıyoruz. Daha sonra cinayete uğrayan kişinin sağ olduğu dönmelerde Marsault ile yaptığı, para saadet getirir mi çerçevesinde ki felsefi sohbeti bizleri bekliyor. Bir çok nokta da beyin fırtınası yaptırıp, kafamızın içerisindeki kör noktaları aydınlatan sohbetler var. Kitabı okuyan arkadaşlarım ile uzun uzun tartıştığımız paragraflar olmuştu. Ben kitabı okurken sanki radyo tiyatrosu dinliyormuşum gibi hissetim. Sanırım hayal gücümün yönü ile alakalı bir durum. Birde yazarın, yazım dili ile alakalı bir durum sanırım, seri şekilde okurken bir anda boşluğa düştüğüm çok oldu.
Mutlu ÖlümAlbert Camus · Can Yayınları · 20166,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·656 syf.··
2020 20. kitabı
Kitabın öyle bir sonu var ki en son yazacağımı en başta yazmadan edemedim. Kitap aslında birden fazla kitabın toplanması ile oluşuyor. Tahmin edildiği gibi başından başlayıp yürüyüp giden bir konu yok. Kitapçıklara göre farklı konular ele alınmış. Mesela yazarın özellikle vurgulamak istediği konuların başında; Paris'in gotik mimarisi, sanat eserlerinin günden güne tahrip edilmesi, kilisenin ve din adamlarının hukukun üzerinde bir kutsallığa sahip olması, toplumun zengin ve fakir olarak çok keskin bir şekilde ayrılması bulunuyor. Kiliseye değinmişken, bir çok noktada kiliseye karşı bir meydan okuma ve komik adaleti sorgulama vurgusu yapılmış. Tabi kelime aralarında çok ince mesajlarda var. Mesela benim en dikkatimi çeken konu, matbaa ile mimarlık arasındaki savaş vurgusuydu. Kitabın diğer boyutu, bizim Quasimodo ve Esmeralda arasında geçiyor. Burada çok dramatik ve duygusal, bir o kadar da gizemli sahnelere şahit oldum. Konun içeriğine girmiyorum gizemi bozulmasın. Ama kitabın sonu beni yedi bitirdi. :)
Notre-Dame'ın KamburuVictor Hugo · Can Yayınları · 201842,1bin okunma
7/10
·632 syf.··
2020 17. kitabı
"Oblomov" demek en basitinden tembellik demek. Hani derler ya oturduğu yerden onu getir bunu getir, şunu yap tam olarak öyle işte. Baş aktörümüzün adı İlya İliç. Oblomov, tabiri kendisi için kullanılıyor kitapta. Kitabı okurken ciddi ciddi içim kasvetle doldu. Yahu bir insan bu kadar amaçsız yaşar mı? Para hesabını yapamaz. Sevdiği kıza açılamaz vs vs. Odasında oturan, daha doğrusu yatan İlya İliç her türlü işini yattığı yerden garip uşağı Zahar'a gördürür. Kendisinin bir çiftliği vardır. Oradan gelen azıcık geliri ile geçinir fakat bu paraya göz diken etrafındaki dost görünümlü akbabalar bu arkadaşı bir güzel yolar. Çünkü tembelliği beynine de sıçramıştır, hesabını kitabını kendi yapamaz. Tembelliğin üzerine kurulu roman, hiç bir işini göremeyen hatta kendisinden hoşlanan ama ona bile açılamayan rahatına düşkün boş bir insanı anlatıyor. Konu kimi zaman durağanlaşsada genel olarak akıp gidiyor.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
9/10
·616 syf.··
2020 12. kitabı
Etienne iş arayan bir maden işçisidir. Yolu Voreux isimli maden ocağında kesişir. Sorar soruşturur, iş arar ve sonunda madende çalışmaya başlar. Bu madenin hemen yanında maden işçilerinin kaldığı lojman gibi bir madenci kasabası vardır. Kapitalizme karşı içi nefret ateşiyle dolup taşan Etienne, sürekli şartları sorgular, sağda solda emekçinin haklarına karşı işçileri bilgilendirir. Kendileri düşük ücretle sürünürken, yönetimin sosyete yaşantısı üzerinden diğerlerine gaz verir. Daha sonra işçi ücretlerine yönelik maden yönetimi kısıtlamaya gider ve Etinne, fırsat bu fırsat halkı ateşler. Cümle alem yönetime karşı ayaklanır, greve katılmayanlar tartaklanır ve dövülür. İsyan çevre madenlere de sıçrar. Neyse konu hakkında bu kadar spoiler yeter. :) Kitap anlaşılacağı üzere kapitalizm vurgusuna yönelik. Kapitalizme karşı anarşizm silahını gösteren yazar baya dişe diş bir mücadeleyi anlatmış bizlere. Karşılıklık konuşmalar, madenci köyündeki sefillik, küçük evlerde kalabalık ailelerin yaşantısı, maden çukurlarında, çıplak ayak suyun içinde veya ateş gibi galerilerde çalışmak zorunda çalışan insanların dramı beni çok etkiledi. Salata niyetine kapitalizmi önümüze koyan yazar, salatanın üzerine dökülen nar ekşisi misali, duygusal bir kurgu ile okuyucularına mükemmel bir eser bırakmış.
GerminalEmile Zola · Can Yayınları · 201714,3bin okunma
8/10
·704 syf.··
2020 11. kitabı
" Suç; toplumsal düzenin bozukluklarına karşı bir protestodur" (spoiler!!!!) Raskolnikov, gariban şekilde yaşayan, kendi halinde, elindeki değerli eşyaları rehinciye bırakarak üç beş kuruş bulmanın derdinde olan, hukuk fakültesini yarım bırakmış vatandaşın biridir. Gel zaman git zaman ruh hali dalgalanır ve rehinci kadını öldürür. Tam cinayeti bitirmenin rahatlığı ile evden ayrılırken öldürdüğü kadının kardeşi gelir onuda öldürür. " Hastalık mı suçu doğuruyordu, yoksa suç mu kendi yapısına uygun, hastalığa benzer bir şeyleri geliştiriyordu. " Raskolnikov, kimi zaman sisteme baş kaldırıyor kimi zaman toplumsal adaletsizlikten dem vuruyor. Yazar, ara konuşmalarında okuyucu ile güçlü bağlar kurarak sürecin işleyişini, olayların sorgulanmasını başarılı şeklide ele almış. Tabi burada okuyucunun motivasyonu da önemli. Farkında olmadan sürece dahil oluyorsunuz ve sizde bir şekilde olayları sorgulamaya başlıyorsunuz. Ben kitaba bayıldım. Yazar resmen eline kalemi alıp edebi anlamda beynimize operasyon çekmiş.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma