Kitap hakkında çok da şey yapmaya gerek yok bence. (sadece kitap demek önemsiz gibimi oldu acaba) Ben inceleme dediğiniz şeyi değilde bende yarattığı etkiyi yazacağım sanırım. Doğru yaptığımdan da emin değilim aslında neyse, zaten okunmaya başlandığı günden beri yapılan incelemeler efsane olduğunu kanıtlar nitelikte su götürmez bir gerçek.
Okuyan inceleyen herkes Timşel üzerinde durmuş, saygı duyuyorum. Tıpkı 90 yaşını aşmış üç çinli düşünürün bu kelime için ibranice öğremesine duyduğum saygı gibi. Peki ya ben diyorum, kendime soruyorum bunu, öğrenmek için ne yapıyorum. Yaradılış gayemi öğrenmek için ne yapıyorum. Benim öğrenmem gereken timşel kadar değerli kelimelerim yokmu? Elin çinlisi inanmadığı bir dinin, kabul etmediği Tanrısının ne demek istediğini araştırıyor bu konuda mesai harcıyor, peki ya ben!
Ne dediğimizi bilmeden ettiğimiz duaların anlamını bilmeden, duygusuna kapılmadan ezberden okuyoruz. Öğrenmek için çaba sarf etmiyoruz. Bu tarifle adres bulunmaz biliyoruz, kabul etmek işimize gelmiyor. İKRA diye başlıyordu ayet. Yaradan Rab'binin adıyla oku diye devam ediyordu. Oku. Ne demek istiyordu hiç düşündük mü?
Bu gün bir çoğumuza oku deseler okula gidip üniversiteyi kazanıp güzel bir kariyerden bahsediyor deriz. Aklımıza ilk gelen şey okul olur. Oku=Okula git. Oysa içinde medrese kelimesi geçmeden arapçada okula git diyemezsiniz. Neydi kelime İkra. Ve okuduğun şey her neyse yaradan Rab'binin adıyla okunmaya değer olmalı, öyle devam ediyorya. Seni bir kan pıhtısından yarattık. Bir dakika, oku dedikten sonra ilimden bilgiden bahsediyor. Yani araştır öğren mi demek istiyor. Ya da şu mu olmalı doğru cümle. Yaradanın rızası için yaptığın her işte sana tüm kapılar açılacaktır, yeter ki gayret et, ilim öğren. Kim bilir belki üç çinli