İnsanlar bu dağılmış halleriyle bile kıstırıldıkları köşeden kurtulmak gibi korkunç bir ümit taşıyorlardı içlerinde. Bunalmış ve bezgin olsalar da kimilerinin gözünden alev fışkırıyordu; dudakları sımsıkı kapanmış, söyleyemedikleri şeyler yüzünden bembeyaz kesilmişti.
Açlık. Açlık her yerdeydi. Yüksek yüksek binalardan fırlatılmış, sıra sıra asılmış olan sefil kıyafetlerden sarkıyordu; Açlık samanla, paçavrayla, tahta parçaları ve kağıtla yamanmıştı bunlara.
Yerden bir saç teli kaldırmak büyük bir güç belirtisi değildir; güneşi ve ayı görmek keskin bir görüş belirtisi değildir; gök gürültüsünün sesini duymak hassas bir kulak belirtisi değildir.
Savaşta muzaffer stratejist, ancak zaferi kazanacağına emin olduktan sonra savaşı isterken, yenilgiye mahkum kişi ilk olarak savaşa girer sonra zaferi arar.