Benim için dünya binlerce "belki" ile dolu... Dürüst bir insanım milena. Esaretin izin verdiği kadar dürüst. Bir şeklimle herkese benzemeyen farklı bir yön var bende. Huzur içinde bir dakika bile çok görülmüştür bana. Her şeyi savaşarak kazanmak mecburiyetindeyim. Sadece geleceğimi değil geçmişimi de kendim yaratmak zorundayım. Dünya sağa dönüyorsa bu ritme uymak için benim sola dönmem gerekiyor. Palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben? İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam... Sende anlamazsın... Ben bile anlamıyorum ki, başkalarına nasıl anlatırım!
Ömrünüzdeki sayılı günlerden bir tekini yaşanmamış sayalım... Kaderinizin akışı kim bilir ne kadar farklı olurdu? Bu satırları okurken bir an durun, yaşamanızı saran, o uzun zinciri düşünün... İster demirden olsun, ister altından, ister dikenden olsun... O sayılı günlerden birini yaşamayıp da ilk halkası meydana gelmeseydi, bu zincir belkide hiç örülmezdi...
En uzun yolun bile varacağı bir son vardır,
En kasvetli gece bile güne kavuşur.
Dakikaların sonsuz, aman tanımayan geçişi kötü bir günü sonsuz geceye taşımak için nasıl acele ederse geceyi de aynı aceleyle sonsuz gündüze taşır.
Dostluk da, sevgi de yasağa karşı bir ayaklanma, birleşme uğrunda bir savaştır. Dayanılmaz yalnızlığımıza son vermek, kendimizi dışımıza dökmek, başka bir insanı bir süngermiş gibi kendi benliğimizle doldurmak uğruna durgun, coşkun yada taşkın bir savaş.