KB

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Haftanın birkaç gecesi, Bay Jones uyuduktan sonra, samanlıkta gizli toplantılar düzenliyor, Hayvancılığın temel ilkelerini öbür hayvanlara anlatıyorlardı. İlk başlarda, büyük bir ahmaklık ve vurdumduymazlıkla karşılaşmışlardı. Bazı hayvanlar 'Efendimiz' dedikleri Bay Jones'a bağlılığın bir görev olduğundan dem vuruyorlar; bazıları da, 'Bay Jones bizi besliyor. O olmasa, açlıktan ölürüz,' gibisinden salakça laflar ediyorlardı. Kimileri, 'Biz öldükten sonra olacakların bize ne yararı dokunur ki?' ya da 'Madem bu Ayaklanma nasıl olsa gerçekleşecek, bu uğurda çalışmışız çalışmamışız ne fark eder?' gibi sorular soruyorlardı. Domuzlar, bu tür konuşmaların Hayvancılığın ruhuna aykırı olduğunu kavratana kadar akla karayı seçiyorlardı. Soruların en ahmakçası ak kısrak Mollie'den gelmişti; Mollie'nin Snowball'a sorduğu ilk soru, 'Ayaklanmadan sonra da şeker bulabilecek miyiz?' olmuştu. Snowball, 'Hayır,' diye kesip atmıştı. 'Bu çiftlikte şeker meker üretemeyiz. Kaldı ki, şeker gerekmeyecek. Dilediğin kadar yulaf ve saman yiyebileceksin.' Bu kez, 'Peki, yeleme gene kurdele takabilecek miyim?' diye sormuştu Mollie. Snowball, 'Bak, yoldaş,' demişti. 'Senin onsuz edemediğin kurdele, köleliğin simgesidir. Özgürlüğün kurdelelerden çok daha değerli olduğunu kafan almıyor mu?'"
Sayfa 23
"Son on beş günü nasıl geçirdiğini bilemiyordu. Oradan oraya kaçmalar, yakalanma korkuları, tedirgin uykular kalmıştı aklında... Öğrenciydi. Bu olaylar gelmeseydi başına bir yıl sonra bitirecekti üniversiteyi..."
Sayfa 92
"Kalkıp gideyim diyorum ama şu sırada..." "Korkunç bir durum var içerde" dedi Berat Koza. "Herkes canını kurtarmaya çalışıyor." "Doğru" dedi Demir. "Haklısın. Ama her şeyin bu kadar dışında olmaya, böyle güvenlik içinde yaşamaya hakkımız yokmuş gibi geliyor. Utanıyorum."
Sayfa 91