Ali Rıza Efendi geleneğe uyarak küçük oğlunun kulağına birkaç kere "Mustafa, Mustafa, Mustafa!..." diye fısıldadı. Yine o dönemdeki yaygın bir geleneğe bağlı kalarak Mustafa'nın doğum tarihini duvarda asılı duran Kur'an'ı Kerim'in arkasındaki boş bir yere kaydetti; fakat zaman içinde Mustafa'nın doğduğu günün ve ayın kayıtlı olduğu bu Kur'an, kaybolacak ve Mustafa'nın hangi gün doğduğu bir sır olarak kalacaktı.
Yıllar önce, eğer bir oğlu olursa ona Mustafa adını vermeyi kararlaştırmıştı. Bu ad, daha çok küçükken kazayla beşiğinden düşürerek ölümüne neden olduğu kardeşinin adıydı.