Kendisini en çok duygulandıran da böceklerdi, özellikle kelebekler. Kelebek desenlerine şaşkın şaşkın bakar ve şöyle derdi: Bu ne güzellik Nikolay, öyle değil mi? Ne kadar da çok var bu güzel şeylerden ortalıkta! Ama önümüzden öyle çabuk geçip giderler ki, biz onları göremeyiz. Insanlar kıpırdanıp dururlar, hiçbir şey bilmezler, ne bir şey görebilirler ne hayranlık duyabilirler. Ne zamanları var, ne hevesleri. Yeryüzünün ne zengin olduğunu ve çok şaşılası şeyler bulunduğunu bir bilseler, öylesine mutlu olabilirler ki. Hem bütün bu şeyler herkesin, ve herkes de bütün bu şeylerin öyle değil mi?