Aralarında en beğendiğim palto oldu. Olayları Çok farklı bakış açısıyla anlatıyor. İki hikaye de son bir yere bağlanmıyor. Palto da ise paltosunu çaldıran adam üzüntüden ölüyor. Paltosunu bulmada ona yardımcı olmayan adama musallat oluyor. Burunda bir adam bir sabah uyanıyor burnu yok arıyor tarıyor uyuyup kalktığında yine burnunun yerinde olduğunu görüyor. Fayton da ise faytonunu, onda olmayan özellikleri ile öven birini hikaye ediyor. Eğlenceli bir kitaptı. Dostoyevski "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık" diyerek yazarı yüceltmiştir. Sakin kafayla okumak, okur için daha yararlı olabilir. Olaydan çok sembolik bir anlatım içeriyor.
Yanlız olmaktan ziyade, anlaşılamamanın verdiği bir kalabalıktayım. Anlatmıyorum, biliyorum anlaşılmayacak. Anlamaları için gökyüzünde bir bulutu aynı surette görmemiz gerekirdi. Ben göğe bakıp içim gökyüzü derken onlar yağmur yağacak diyebilir. Bu da kendine verdiğin değeri ortaya koyar. Basitleştirmek ve herkesleşmek. Zamanın kalıplaşmış sezilerine baş kaldırmak.