Akvaryuma düşmüş yaşlı bir fil kadar yalnızım. Hatırlamak, beni sıkıştıgım çukurdan çıkarmaya yetmiyor. Belki geçmişten geleceğe çürük çarık umut köprüleri kurmaya çalışmak yerine, bir balık gibi kendi zihnimde boğulmalıyım.
Garip ama misafirlerin bazısını iyi edememekten, bazısını da ille de iyi etmekten mustarip oluyorum. Zira zaman içinde anladım, kimi de dünyadan kaçıp bizim hastalık dediğimiz şeye saklanıyor. Hani sanki dışarıda oksijen bitmiş de, ancak orada nefes alıp verebiliyor.