Herkes kendi yalnızlığında yitik
Erir bir suskunluğun tüneklerinde
Hangi el aralar hangi yüz girer
İçimiz sevgilere kapalı nicedir.
Dışımız eğreti yalan giysiler."
Seni kendimden tanıdım çocuk;
Yüreği sürekli çiğnenen bir yol
Gövdesi acılardan acılara köprü..
Biraz öfke, biraz umut, çokça onur
Olan kendimden.
Eğildim öptüm yıkık alnından
Uzaktın, kıyamadım sessizliğine
Biraz daha dedim içimden, biraz daha;
Gün olur, onuru güzel çocuk
Acı da yakışır insanın yüreğine."
Bugün bazılarının kadınları "zayıf cinsiyet" olarak nitelediklerini görüyoruz .Zayıflık ve kırılganlık her zaman kadın cinsiyeti ile ilişkilendirilmiştir.
Bizim kültürümüz, hala olgunlaşmamış olduğundan gücün gerçek anlamını anlamıyor. En fazla ağırlığı kaldırabilecek veya en hızlı koşabilen kişi değildir güçlü olan. Güçlü olan, hayata kafa üstü atlayan, teslim olmayan, sevinç ve cesaretle yaşayan kişidir.
Kadınların hiçbir zaman akıtmadıkları okyanuslar dolusu gözyaşı vardır, çünkü annelerinin sırlarını, babalarının sırlarını, erkeklerin sırlarını, toplumun sırlarını ve kendi sırlarını mezara götürmek üzere eğitilmişlerdir.