Stephenson'un macera kitaplarını sevdiğim için "Kara Ok" okudum. Kitabı okuduğum hiç bir anda da pişman olmadım. Özellikle kitabın çocuklardan-yaşlılara her kesime hitap etmesi çok hoşuma gitti. Kitabı, daha çok dolu günlerinizin mola anlarında okumanızı tavsiye ederim. Çünkü kitabın inanılmaz bir dinlendirici yanı var. Ayrıca içindeki maceralarla insanı bu dünyadan soyutlayıp başka bir evrene götürüyor. Kitaba dair bir eleştiri getirecek olursam o da karakterler üzerinden olur. Karakterler çok birbirine karışıyor. Yazar isimleri biraz daha ayrıştırıcı seçebilirdi. Farklı dünyaları gezdiren bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Kara OkRobert Louis Stevenson · Hikmet Neşriyat · 2002113 okunma
Khaled Hosseini ile geçen sene, bir arkadaşım vasıtası ile “Uçurtma Avcısı” kitabını okuyarak tanışmıştım. O zamanlar o kitabı o kadar beğenmiştim ki daha iyi bir dram kitabı yazılabileceğini düşünemiyordum. Ta ki “Bin Muhteşem Güneş” kitabını okuyana kadar. Kitap istikrarlı bir şekilde insana dram hissettiriyor. Daha ne kadar kötüye gidecek diye düşünürken hep daha kötüsü oluyor. Tıpkı dünyanın şuan ki hali gibi, “Bin Muhteşem Güneş” yazıları olan bir dünya fotoğrafına benziyor. Aslında kadınların yok görülmesi değil beni üzen taraf, kadınların erkeklere karşı isyan edemeyip kabullenmesi oluyor. Kadınları korumak için değil, kadınları yok etmek için kullanılan gücün hala dünyada var olduğu gerçeği insanı kahrediyor.
Kitapta, hayattaki gibi çokça kırılma noktaları bulunuyor. Her kırılma noktasından sonra insan iyice kitabın içine giriyor. “Nana’nın intiharı” sadece bir kadının vazgeçişi değil feministliğin çöküşü olarak işleniyor. “Raşitin ortaya çıkışı” hayatta iyi insanlar kadar, çok kötü insanların da olduğunu kalbimize vura vura gösteriyor. “Tarık ve Leyla aşkı” insanın kalbinde yaşayan çocukluğun ve sevginin bu kötü dünyada ne kadar elzem olduğunu bize sunuyor. “Leyla –Meryem dostluğu” bir insan arkadaşını ne kadar sevebilir? Bu dostluk bizi uç noktalara götürüyor. İki insanın canlarını feda edecek kadar birbirlerini sevişine şahit oluyoruz. Gördüğüm en çıkarsız dostluklardan olan bu arkadaşlık yıllar geçse de kalbimin en güzel köşesinde yer alacak.
Yazar karakter hikâyelerini o kadar güzel tamamlamış ki başka herhangi bir son insanı rahatsız edebilirdi. İyi karakterler kış gününde çıkan güneş gibi parlarken, kitabın kötü karakterleri ise güneşin gelmesini engelleyen bağnaz ağaçlar gibi her yeri kaplıyor. Kitap duyguları çok yoğun yaşattı bazen kitabın içine