Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilmece
Faruk Kurtbaş
Yalnızlık ve korkudur gece
Sessizliktir sensizlik
Susmuş bir dil, sönmüş ocaktır
Günaha batmadan geçmiş bir ömür.
Gece peçesidir utangaç aşkların
Nineme göre edeptir,hayânın rengidir siyah
Kudurmuş âşıkların gözlerinde tutkudur
Ve delikanlının bakışlarındaki renk.
Karagözlüm diye severmiş dedem ninemi
Kara gözün makbul olduğu çağda.
Benim gözlerimse sana baktıkça kararır
Sesim titrer, göğsüme dolar kuru çöl sıcakları
Çaresizlik yağar başıma, saçlarım ağarır
Boğulurum, öldüm sanırım.
Ruhuma sağnak gibi akar karasevda yağmuru
Ve bir liseli olur mutluluktan utanırım
Güzel kadınları sevdim hep,
Güzellerce reddedilmeyi sevdiğim gibi.
İslam’ın şartını soran hocayı “gözel avradın olacak”
Sözleriyle gülümseten topraklarda doğmuşum.
Uykumda gözlerinin rengiyle akan ırmaklar görürdüm
Sen kıyısında bir garip karasevda ağacı olurdun
Saçlarını urgan yapar beni boynuna asardın
Ben ağlardım sen gülerdin nefesiz kalışıma,
Son nefesten önce gözlerine dalışıma.
“Yıllarca bir sır gibi hislerimi gizledim.”
RUHUM SİBİRYA
Hürriyet denilen o nazlı peri
Çöl fırtınalarında kaybolup gitti.
Balkanlardan gelen soğuk havaydı
Ruhlarımızı ısıtan.
Basradan alçak basınçla esen yel
Tenimi kavursa da kor ateşlerde
Ruhum tenden ırak Sibirya'dır şimdi.
Faruk Kurtbaş