Kafka

Kafka
@Kafkatamura6
8/10
·304 syf.··
2020 72. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2020 14:39
“Koşucular” isimli kitabından sonra yazarın bu kadar kolay okunabilen bir kitabıyla karşılaşmak benim için bir sürpriz oldu. Yazarla ilk tanışma adına bence bu kitap son derece uygun. Kitabı belli bir kategoriye sokmak gerçekten çok zor. Kitap için kaba tabirle bir gizem, bir cinayet romanı diyebiliriz. Kitaptaki olaylar Janina’nın sesinden anlatılıyor. Janina altmışına merdiven dayamış, Çek sınırına yakın ücra bir Polonya köyünde tek başına yaşayan, gençliğinde köprü mühendisi olarak çalışmış, dünyanın tuhaf yerlerinde köprüler inşaat etmiş, haftada bir köy okulundaki çocuklara İngilizce dersi veren, geri kalan zamanında ise civardaki evlerin kışlık bakımıyla ilgilenen bir kadındır. Ancak Janina, çevresi tarafından tuhaf, zararsız bir kaçık olarak nitelendirilir, polis de aynı şekilde Janina’dan hiç hazmetmez. Bu kadının en sevdiği iş ise genç arkadaşı Dizzy ile birlikte William Blake’in şiirlerini Lehçeye çevirmektir. Hazır Blake’ten söz açılmışken onunla ilgili bir iki şey söylemek istiyorum. Kitabın tamamında Blake’in hayaletini görmemiz mümkün. Her bölümde kullanılan epigraflar Blake’ten alınma. Kitabın başlığı bile Blake’in şiirlerinden hortlamış. Blake’in şiirlerinde olduğu gibi burada da bazı cins isimler büyük harfle yazılmış, sanırım yazar o kelimelere özel bir vurgu yapmak istiyor. Janina ve Blake arasında özel bir iletişimin olduğu kesin. Blake, hayvan hakları savunucularının en başında gelen bir şairdir. Zaten yazar bu kitabı neden yazmış diye sorsanız ben hayvan haklarına dikkat çekmek için yazmış derdim. İnsanoğlunun doğayı şuursuzca katletmesi, doğaya ve canlılara saygısının kalmaması sanırım yazarı harekete geçirmiş en önemli sebepler olabilir. Hayvanlara davranış şekillerimiz, onları zevk için öldürmemiz, onları yememizle ilgili yazarın düşüncelerini
Edebiyat
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,074 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Decameron
10/10
·960 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2021 23:53
Dünya Edebiyatı o zamanlar bir toz bulutundan ibaret, Cervantes'in Don Kişot'u yazmasına daha vardır. Kara Vebanın Avrupa'da milyonlarca insanın hayatın aldığı dönemde, bir adam Edebiyat dünyasına öykü türünü kazandırarak yeni bir soluk getirmiştir. Bu adam Giovanni Boccaccio'dur. Kendisi gibi dünya Edebiyatında çok ünlü Dante'den ilham alarak yazarlığa adım atmıştır. Veba sonrası Floransa'ya dönen yazarımız, Decameron'u kaleme almaya başlar. Decameron Yunanca birleşik bir kelimedir, on günlük olay anlamına gelir. 7 kadın ve 3 erkekten oluşan karakter grubu, salgının halkı mahvettiği Floransa'dan uzaklaşarak, gönüllerince eğlenmek için önce Fiesole yakınlarına, sonra da bir şatoya giderler. 10 kişiden oluşan bu grup 10 gün boyunca her gün bir kişinin liderlik etmesiyle toplanır. Birinci ve dokuzuncu günler dışında diğer günler o günkü Kral veya Kraliçenin belirlediği konu hakkında öyküler anlatılır. Her kişi günde bir öykü anlatır, okura toplamda 100 öykü sunulmuş olur. Öyküler genelde didaktik bir tema taşıyor. Kitap kapağından anlaşıldığı üzere Binbir gece masalları tadında öykülerde mevcuttur. Kapağa bakarak yadırgayan çok insan var, lakin hiçbirimizi leylekler getirmedi, cinsellik insan doğasının bir parçasıdır o yüzden bu ön yargı özünü inkar etmektir... İçerikteki hiçbir öykü vasat olmuş diyemiyorum, çünkü hepsi en az bir tane insani duyguyu okura hissettirmeyi başarıyor... Her sayfasını keyif ve zevkli okuyacağınız tarihin ilk öykü kitabını bu kadar beklettiğiniz için pişman olacaksınız...
Edebiyat
DecameronGiovanni Boccaccio · Oğlak Yayıncılık · 20181,553 okunma