Kederinden ellerinle yoluyorsun kalbini.
Üzülme,
Bırak sinsin seni üzenlerin gölgesi.
"İnsanlar hakkında ne düşünür?"
Düşünme!
Çünkü ne düşünürsen
O olursun özünde.
Ve dünyaya nasıl baksan
Öyle döner gözünde.
Üzülme...
Yüz günün gecesiyim,
Adı yine "İnkıraz".
Kendime toz zerresi,
Ve rüzgarım az biraz.
Gökyüzünün boyası mı damladı yüzüme?
Karîne...
Kaşlarım neden düştü?
Ve neden yok hiç bir haz?
Gündüzün hecesiyim,
Yüz günüme muârız.
Bir gecem yol hâresi,
Ve yüz gecem yüz ayaz.
Karanlıktan bir delik mi süzüldü içime?
Kantite...
Mevsimim hep neden kış?
Ve neden yok hiç bir yaz?
Sabah sessiz,
Ve terkedilmiş.
Bu sanki,
Bir yıkımın en tekinsiz yankısı.
Işıklar,
Hep hayal gibi gözlerime bakıyor.
Ve sanki her bir şey gözlerimin sanırısı.
Sabah sinmiş,
Ve setredilmiş.
Bu kaybolmuş hislerin en karışık şarkısı...
Adımlar,
Unuttuğun her şeyi en derinden çıkarır.
Yaşanır...
Bu zihninin en gerekli sancısı.
Sînelere gizlenmiş bilinmez ormanlar var.
Zihinlere işlenmiş mühürlü mekanlar var.
Perdelerin altından mehtabı yansıtıyor;
Kimisinde bir meydan, kiminde âsuman var.