Bir zaman gelir, adı sanı belli olmayan insan kalabalıklar arasından, biri çıkıverdi. İnsanların sağlık ve mutluluk içinde yaşamasını isteyen bu bilge kişi dünyevi konular için ilahi yardımın gelmesini beklemenin hiçbir faydası olmadığını anlatırdı kalabalıklara. Ve tıpkı rengarenk ipliklerle oluşturulacak karmaşık bir desenin altından kalkabilecek bir nakışçı gibi bilgi birikimi ve tecrübeye sahip biri davranış ve düşünceleriyle toplumlara öncülük edebilirdi zaten.
Dünya düzeninin Tanrı ile hiçbir ilgisi olmadığını, Tanrı’nın da dünyayla işi olmadığını ondan öğrendim ben. Bunun sebebi de gayet basitti. Tanrı diye bir şey yoktu.