Murat

Sar mı kozy Nicolas..¿
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 23:16
Yeni yılın ilk kitabı, ayrıca okuduğum Dövüş Kulübü 2 (Toplu Set) ve Türlerin Kökeni (Manga)’nden üçüncü çizgi roman.. beğendim ama okumaya devam eder miyim bilmiyorum, denk gelirse neden olmasın..¿ Marco’nun hayatına, psikolojik süreçlerine, çocukluğuna, iş hayatına, bütün ilişkilerine ve kendince zaferlerine tanık olacağınız, dönemin Fransız siyasetine ve seçimlerine de değinen keyifle okunası bir kitaptı benim için.. Kitabı farketmemi sağlayan, buna vesile olan inceleme yazısını da #119887252 eklemiş bulunayım.. Kendi Sıradan Zaferler’nizi kazanmanız dileğimle..
Çizgi Roman
Sıradan ZaferlerManu Larcenet · Karakarga · 2016934 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
…Adından çok denli bağımsız…
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2023 23:26
Türü : Edebiyat&Roman İçerik : Aşk Siyaset&Politika Çin tarihi Sosyoloji&Psikoloji Felsefe Ben şimdi ne okuyacağım derseniz bu gibi içeriklerden oluşan, okuması kolay, devrimci, edebi bir şaheser diyebilirim. Bir bakıyorsunuz at kişileştirilmiş ve onunla sohbet ediyor kahramanımız, bir bakıyorsunuz Murat Menteş’in Derde Deva Randevu‘su gibi Marks’la sohbet ediyor. Kitaba kadın/erkek ilişkileri de her iki tarafın gözünden, tüm çatışmalarıyla, iç savaşlarıyla, aşk ve nefretleriyle çok naif bir şekilde dahil oluyor. Dahil oluyor diyorum çünkü başta da belirttiğim içerikler içinde çok büyük bir yer teşkil etmiyor eserde. En nihayetinde yazdığı inceleme yazısıyla bu eserle tanışmama vesile olan Göktürk’ya teşekkür ederek yorumumu yazarın okuruna notuyla bitiriyorum. ”Çin gizemli bir ülke. Anlaşılması güç; yabancılar için olduğu gibi Çinliler için de tam bir bilmece. Ona böylesine çekici yapansa, işte bu anlaşılmazlığı. Bu kitap bilmecenin yanıtı için birkaç ipucu veriyor. Umarım her okur kendi yanıtını bulur.” Cang Şianliyen Kasım 1986
1000Kitap
Erkeğin Yarısı KadınCang Şianliyen · Can Yayınları · 1995147 okunma
Arturo Bandini, ne balık ne de kuş.
Puan vermedi·160 syf.··
2022 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2022 18:45
“Derken bir kitap çektim, açtım ve kalakaldım. Birkaç paragraf okudum. Sonra çöplükte altın bulmuş gibi kitabı kitabı masaya götürdüm. Cümleler sayfalarda yuvarlanıyordu, kayıyorlardı. Her cümlenin kendine özgü enerjisi vardı. Cümlelerin özü sayfaya bir biçim veriyordu; sayfaya oyulmuşlardı sanki. Duygusallıktan korkmayan birini bulmuştum sonunda. Mizah ve acı olağanüstü bir kolaylıkla içiçe geçmişti. O kitabın ilk sayfaları benim için çılgın bir mucizeydi.” diyor Charles Bukowski kitabın önsözünde, ki önsözü okuduktan sonra kitabı okumamanız olası değil.. Bukowski gibi kütüphanede olmasa da benim de okuma başlangıcım fazlasıyla salaş bir sahafta 1000Kitap vesilesiyle takipte olduğum Toza Sor’la karşılaşmamla oldu, çok da iyi oldu. Kitap da çok Bukowskivari bir eser. Çok ciddi manada etkilendiğini, kitaptaki süslü cümlelerden uzak samimiyetteki cümlelerinin onu nasıl karakterle özdeşim kurmaya kadar götürdüğünü söylüyor. Benim de kitabı bitirdikten sonra yeni bir kitaba başlamamı geciktirmekte, bir süre daha etkisini yaşama isteğiyle doldurmakta.. Okurken de bitmesin kaygısı, kaygıyla beraber merakını yaşattı, bölüm sonlarındaki ‘arkası yarın’ ifadeleri de bunu körükledi. Anlatıcı karakter yüce insan Arturo Bandini bolca kendini övüyor eser boyunca: “Muhteşemdim gerçekten! Yumuşak, nazik, insanla hayvan arasında fark gözetmeyen büyük bir adamdım.” Syf. 114 Büyük yazar olma isteğini, hayallerini izliyoruz, hayallerini ve bunun için çabasını; ve de tabi ki aşkını, aşkı olan Camilla Lopez’i, ilişkilerini, vazgeçemeyişlerini.. “Gözlerimdeki yanma hissi onaydı, ay ışığında kumsalda koşan çılgın ve diri bir kızı hatırlamıştı gözlerim, yuvarlak kollarının arasında tuttuğu bira tepsisi ile dans eden bir kızı.” Syf. 140 Nihayetinde Avi Pardo çevirisinin de çok başarılı olduğunu
1000Kitap
Toza SorJohn Fante · Parantez Yayınları · 20245,9bin okunma
“Şu zalim dünyada hiçbir şey kalıcı değildir, dertlerimiz bile.”
Puan vermedi·111 syf.··
2022 27. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2022 21:55
Panait Istrati 10 Ağustos 1884 (İbrail, Romanya) Muzaffer İzgü 29 Ekim 1933 (Adana, Türkiye) Peş peşe iki çocukluk hikayesi okudum, ikisi de okumaya düşkün, ikisi de büyük yokluklar çekmiş, küçük yaşlarda çalışmaya başlamış, ve ikisi de anlatma aşkıyla dolu, kalemi güçlü ‘Panait İstrati birkaç gömlek büyük gelir’ yazarlar olmuşlar.. Hayat Yollarında; okul müdürünün annesine; Siz bu çocuğu okutun annesinin de ben yoksul, dul bir çamaşırcıyım nasıl okutayım, mecburen ya bir zanaat öğrenecek, ya da girip bir işte çalışacak, minvalinde bir diyalogla başlıyor ve çocuk Panait’in babasının anadilini de öğrenme isteğiyle, ki bu konuda çok yetenekli, bir Rum meyhanesinde işe başlaması ve çalışma koşullarının zorluklarıyla devam ediyor. Son bölümde ise; Fransa, Marsilya’ya ulaşmak isterken kendini İtalya, Napoli’de bulmasını, orada bana Açlık kitabını anımsatan bir sürecini okuyoruz. Yazar kitabın bu son bölümü için şöyle söylüyor: “Hayatımın bu filmini Charlie Chaplin’e, ancak filmlerinden tanıdığım insan Şarlo’ya adıyorum.” Bu cümleyi okumuş olmam ne derece etkilidir bilmiyorum fakat yazar bana başlığa yazdığım umutvari Charles Chaplin alıntısını anımsattı. Panait İstrati çok üst düzey bir yetenek; tanımayanlar için tanışmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. İyi okumalarınız olsun..
1000Kitap
Hayat YollarındaPanait Istrati · Varlık Yayınları · 2015650 okunma
Emeksiz yemek olmaz...!
Puan vermedi·304 syf.··
2022 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2022 11:10
- Şekeer, parayı cepten çeker, parası olmayan sümüğünü çeker. - Darı var darı, hamama girdi kocakarı, dişleri sarı sarı!.. - Hadi buzlu su, otuz iki dişine trampet çaldırıyor buzlu su! Sokakta pazarda harçlığını çıkarmak için, ailesine destek olmak için uğraşırdı küçük Muzo.. Küçük şehirlerde yılın belli bir zamanında panayırlar kurulur, ki hala da vardır; panayır da cadde kapatılır, pazarcılar gelir görece daha uygun fiyattan çeşitli ürünler satarlar… İlkokul zamanları olmalı, ben de bir panayır zamanı pamuk şekerciden pamukşeker alıp satmış ve pamukşekerci tarafından kandırılmış onun hırsıyla anneme poğaça yaptırıp satmış, Muzo’nun deyimiyle “büyük para” kazanmıştım… Bu da benim ilk girişimciliğim olarak anılarım arasına yerini aldı… Kitapta çok daha eski yılların, yokluk yıllarının Adanasını, ağabeyi, anne ve babasıyla geçim savaşı veren Muzo’nun ağzından okuyoruz. Fakir ama (u)mutlu insanlar, gerçek ilişkiler, okuyabilme azmiyle feda edilen bir “aşk”, belki de pişmanlıklar… Hikayenin kahramanı ”Yıl 1933, aylardan ekim, günlerden 29; yani Onuncu Yıl… cumhuriyetin onuncu yıldönümü… İşte o gece annem tutturmuş da tutturmuş, Fener alayını izleyeceğim diye…” şeklinde kendi doğumunu anlatan yazarın kendisi mi bilmiyorum, esasen bilmek için bir çaba içine girmek de istemedim; keza ne değişir; kaleminin gücünden kaybetmez ya… Bu arada okurken bazı bölümlerinde aklıma iki filmden görüntüler geldi, onları da tavsiye niyetine paylaşayım. - [ ] Bisiklet Hırsızları (1948) - [ ] Cennet Sineması (1988) En saf haliyle bir Anadolu Hikayesi okumak isterseniz tavsiye ederim…
1000Kitap
Zıkkımın KöküMuzaffer İzgü · Bilgi Yayınları · 20202,052 okunma