Ekonomik durumun (avcılık, toplayıcılık, köy yerleşme biçimleri...) dini düşünce ile olan münasebetini incelediği bu kitabında Schmidt, sık sık eleştirildiği bir konu olarak, toplumların iptidailikten gelişmişe doğru bir evrim geçirdiği görüşünü kabul etti. Bununla birlikte onun evrimciliği biyolojik evrimcilik değildir.
Schmidt, çalışına arkadaşı Graebner'in yaptığı gibi maddi kültür nesneleri üzerinde durmaz. Onun Avusturalya ve Okyanusya yerlileri arasında bir müddet kalarak topladığı malzemeler, soyut ve özellikle de dini ağırlıklı verilerdir.
Schimdt'in Ursprung der Gottesidee adlı 12 ciltlik, Frazer'in Golden Bough'unu çağrıştıracak şekilde, dağınık ve sistemsiz eserinin temel espirisi dinlerin başlangıçta ilahi ve monoteist bir karaktere sahip olduğu, fakat bu inancın zamanla dejenere edilerek çok tanrılılığa varıldığı fikridir. Schmidt'in bu görüşü ileri sürmesinde onun antropolog kadar inançlı bir din adamı oluşunun da etkisi vardır. Fakat onu esas etkileyen düşünce Andrew Lang'ın (1844-1912) ortaya attığı "başlangıç monoteizıni" fikridir. Batı Avusturalya'daki Benedictine misyonerlerinin bölge halkı hakkında verdiği bilgilerle tanıştıktan sonra çok tanrı inancının arasında muğlak da olsa bir tek tanrı inancının varlığını sezen Lang dinlerin ilk devirlerde tek tanrılı olduğunu söyleyen ilk önemli isimdir.