B.T

B.T
Öğretmen
21 Mart 1999
79 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Peki ya yaşamda güçlü olmak? Ne zaman insan kendisini güçlü hiseeder? Bunun için önce kendini keşfedeceksin. Sosyal kimliğin içerisinde yaşamın anlamını bulamazsın. Yaşama anlam veren şey senin sosyal kimliğin değil, özün. Yunus Emre'nin "Bir ben vardır benden içeri" dediği bu olay... İşte orada anlamını bulacaksın.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yüzde yüz asimile olman gerekiyor.
Evet, kendinden tamamıyla kopmuş bambaşka bir insan olmalısın. Yani kendi özünden kopmuş, bir anlamda kendini öldürmüş oluyorsun. Sezen Aksu'nun Farkındayım adlı şarkısında şöyle dizeler var: "Ne gemiler yaktım O kadar yandı ki canım Sonunda karşıdan baktım Ne göreyim Kendime yıldızlardan daha uzaktım" Hissi biraz şuna benzer; içindeki yalnızlık duygusu senin en yakın dostun olacak ve sen villalar, parklar, güzel kaldırımlar, palmiyeler arasında tek başına yürüyeceksin. Biraz buruk, özünden uzak bir hayatın olacak. Gittiğin yerde kendi ruhunu ve can ekibini bulamazsan, durum bu.
Bir "insan"la evlendiğinizin farkında olmak ve insan insana konuşmayı başarmak evliliğin temelidir. Bir evlilikte salt kadın-erkek ilişkisi baskınsa evliliğinizi siz değil, sosyal kurallar ve beklentiler yönetir.
Ülkemizde insanlar insan insana iletişim kurulmasına engel olan kalıplar yıkabildi mi sizce? Aslında cevabınızı üç aşağı beş yukarı tahmin ediyorum, o yüzden şöyle sorayım: Yıkmak için ne yapmalı? Bir genç kız tüm içtenliğiyle benimle şu paylaşımı yapmıştı: " Toplumda tanımadığım bir erkeğe nezaketen gülümserken, selam verirken tedirgin oluyorum. Çünkü çeşitli zamanlarda bu hareketimin yanlış anlaşılıp taciz olarak adlandırabileceğimi durumlara sebep olduğunu gördüm. Dolayısıyla tanımadığım erkek bana selam verince de karşımdakine karşı bir güvensizliğim olduğu için daha nötr yaklaşmayı tercih ediyorum. " Kadınların ve erkeklerin ülkemizde insan insana ilişki kurması kolay görünmüyor. Çünkü bu kadının insan insana ilişki kurma çabası Türk erkeği tarafından " kadının sinyal vermesi, kuyruk sallaması, flörtöz davranması " olarak yorumlanıyor. Kadın en başta kendini güvende hissedemiyor. Bu konuda gereken toplumsal değişimin uzun zaman ve emek isteyen bir tarafı var gibi görünüyor.
Unutamadığım çocukluk anılarımdan biridir; yıllarca çamur deryası olup hiç el atılmayan yollar bir devet büyüğü ziyaret edeceği zaman hemen asfaltanırdı. Özet şu; biz insana "insan" olduğu için değil, gücü kadar değer veriyoruz. İşte ben de topluma bunu anlatmaya çalışıyorum; anlasınlar ki ileride çocuklarımızın rahatça yürüyebileceği kaldırımlar yapılsın.