Bu dünya, şaşkın iki çift gözümüz için kara, tek bir ormana, birbirini seven iki çocuk, bir sahile, duru sevgimiz için bir çalgılar evine dönüştüğünde, - sizi o zaman bulacağım.
Yeryüzünde sakin, güzel ve "görülmemiş bir lüks içinde bir tek ihtiyar kaldığı vakit, - dizlerinizin dibinde olacağım.
Bırakın bütün anılarınızı gerçekleştireyim, sımsıkı bağlayan biri olabileyim sizi, - boğacağım sizi.
Çok güçlü olduğumuz vakit, kim geriler? çok keyifli, - kim gülünç olur? Çok kötü olduğumuz vakit - bizi ne yaparlardı?
Süslenip püslenin, gülün, oynayın. Hiçbir zaman kapı dışarı edemeyeceğim Aşk'ı.
Yoldaşım, dilenci kadınım, o azman çocuğum! Bu bahtsız kadınlar, bu işçiler ve benim sıkıntılarım nasıl da vız geliyor sana. Gel o kaygısız sesinle katıl bize, sesin! biricik pohpohçusu bu aşağılık umutsuzluğun.
Güzelim bir çini mürekkebi tadını canlandırarak, kara bir toz yağıyor yavaşça uyanıklığım üstüne. Lambamın alevini kısıp yatağa atıyorum kendimi, gölgeli tarafa dönünce sizi görüyorum kızlarım! sevdiceklerim benim.
Tümceler, Arthur Rimbaud