Fahri Cktr

Fahri Cktr
@KalbVeKulak
♤ ... Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana Kalbinden geçeni bahşedecek ve seni hoşnut kılacak.. ♤ Duhâ süresi âyet 5
527 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Akışı özünde olan cevherler değişerek Kendilerine yabancılaşmazlar, tekâmül ederler.Tohum bir gün fidan olur,ağaç olur,çınara dönüşür; bu yolculuğun her aşamasında ağaç olarak kalır,ve kendini gerçekleştirir. Molla Sadra'nın "Cevheri hareket" kavramı bunun nasıl cereyan ettiğini anlatır. ~•°•*•* İbrahim kalın
Kitap Alıntısı
Fahri Cktr
"Cevheri hareket", hareketin yalnızca nesnelerin dışsal veya geçici özelliklerinde (nicelik, nitelik, yer değiştirme vb.) değil, doğrudan varlığın kendi özünde (cevherinde) meydana geldiğini savunan felsefi bir kuramdır. Bu teori, 17. yüzyılda İslam filozofu Molla Sadra (Sadreddin Şirazi) tarafından sistemleştirilmiştir.Kuramın Temel Özellikleri Bu kavramı tam anlamıyla kavramak için şu ana başlıklara bakmak gerekir: Varlığın Özü Değişkendir: Klasik Aristo felsefesinde cevher durağan kabul edilir; arazlar (renk, büyüklük, konum) değişirdi. Cevheri hareket kuramına göre ise evrendeki hiçbir varlık sabit bir öz varlığa sahip değildir; varlığın cevheri sürekli bir oluş, yenilenme ve gelişim içindedir. Manevi Tekamül: Bu süreç salt fiziksel bir değişim değildir; varlık (madde) kendi özünde hareket ederek daha yetkin ve ruhani bir boyuta doğru evrilir. Süreklilik: Evren durağan değil, her an yeniden yaratılan ve sürekli dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir. Neden Önemlidir?Bu teori fizik ve metafiziği birleştiren bir köprü olarak görülür. Maddenin ruha, potansiyel halin aktüel (fiili) hale nasıl dönüştüğünü ve insanın ontolojik gelişimini (fiziksel bedenden manevi olgunluğa geçişini) açıklamak için kullanılır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Muhayyile,dış dünya da algıladığımız farklı ve çoğul duyusal formların zihnimizde bilgi olarak ve sistematik bir bütünlük içinde aktarılmasını sağlayan melekenin adıdır. ~`•°•*
Bir varlık ve bilgi mertebesi olarak "Muhayyile",akletmekle hissetmek, düşünmekle eylemek arasındaki irtibatı sağlar.
Kitap Alıntısı
Fahri Cktr
" Düşünce ufkumuz Muhayyile gücümüzle doğrusal bir orantıya sahiptir."
Molla Sadra'ya göre de,aklı delillendirme ile manevi keşif arasında bir ihtilaf yoktur. "Tersine,bu ikisini birleştirebilen kişi gerçek manâda tefekkür edebilen kişidir." Sadra üç bilgi kaynağının mükemmel bir uyum içerisinde olduğunu söyler. "Kur'an,irfan ve burhan" Kur'an vahyi bilgiye atıfta bulunur ve kaynağı ilahidir. İrfan, manevi tecrübeye dayalı bilgidir ve his ve akıl melekelerinin yanında sezgi ve müşahedeyi esas alır. Son olarak burhan, mantıki istidlal ve çıkarıma dayalıdır. Bu bilgi türlerinin her biri aynı zamanda bir varlık mertebesine tekabül eder. Gerçek tefekkürün ve sahici felsefenin amacı,bu varlık mertebeleri arasındaki ilişkileri idrak etmek ve varlığı bir bütün olarak kavrayabilmektir. Felsefe, ancak bir yolculuk, bir yaşam biçimi ve bir manevi tecrübe haline geldiği zaman bizi bu idrâk seviyesine taşıyabilir.
Kitap Alıntısı
Fahri Cktr
https://1000kitap.com/gonderi/271865166 https://1000kitap.com/gonderi/269502969
Delilin amacı yakindir.Yakine ulaşan kişi artık delillerin Skolastik kulvarlarında vakit kaybetmez.
Kitap Alıntısı
Fahri Cktr
Skolastik, temelleri Orta Çağ'da atılmış olan, kilise otoritesini ve dini dogmaları merkeze alan bir felsefe ve düşünce sistemidir. Akıl ve mantıktan ziyade, mevcut inançların sorgulanmadan kabul edilmesine ve kalıplaşmış öğretilere dayanır. Temel Özellikleri Nelerdir? Kökeni: Latince "schola" (okul) kelimesinden türetilmiştir. Orta Çağ'da katedral ve manastır okullarında öğretilen felsefe olduğu için bu adı almıştır. Akıl ve İnanç İlişkisi: Dini inançları felsefi yollarla kanıtlamayı amaçlar. Akıl, teolojinin (ilahiyatın) bir hizmetkarı olarak görülür. Dogmatizm: Kilisenin ve kutsal metinlerin söyledikleri mutlak doğru kabul edilir; deney, gözlem ve serbest düşünceye genellikle kapalıdır. Otoriteye Bağlılık: Özellikle Aristo felsefesine sıkı sıkıya bağlı kalınmıştır. Bilimsel bir tartışmada "Otorite (Aristo veya kilise babaları) böyle söylemiştir, öyleyse doğrudur" mantığı yürütülür. Günlük Dildeki KullanımıGünümüzde bu kelime genellikle "tutucu", "yeniliğe kapalı", "sorgulamayan" ve "eski dogmalara sıkı sıkıya bağlı kalan" düşünce yapılarını eleştirmek için kullanılır. Not: Tıp ve eğitim terminolojisinde, zeka geriliğiyle açıklanamayan çocuklardaki öğrenme ve okuma bozukluklarını (özel öğrenme güçlüğü) tanımlamak için kullanılan "skolastik becerilerde karma tip bozukluk" şeklinde farklı bir tıbbi kullanımı da bulunmaktadır.
"Flanör" olmak, hakikat avcısı sıfatıyla bir arı gibi hangi çiçekten ne alacağını bilerek dolaşmaya benzer. Bunu şöyle revize edebiliriz. ~•°*•* "Hakikat olan hiç bir şey bana yabancı değildir."
Kitap Alıntısı
Fahri Cktr
youtu.be/5x8XvHfC9ZQ?si=...