Sevgili dost, insan koskoca evrende onu , yaratılanlar içinde en güzel, en güzel, en yüce olarak yaratan Rabb'ini neden umursamaz? Sulamadığı için olan çiçeğe kızmaya hakkı olmayan insan, imanla beslemediği kalbi ölünce neden kızar ki?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Velhasıl insan unuttu, Allah ise unutmadı. Beşer zulmetti, kâder ise hiçbir acelesi olmadan adalet etti. Hani o "Namazı kılsam da bir kılmasam da, orucu tutsam da bir tutmasam da, Allah'ın emir ve yasaklarına uyusam da bir uymasam da, bir fark yok hayatımda!" diye külhanbeylik edip ihmal ettiğin şeyler var ya işte o ihmallerin hepsi senin imtahanındı aslında...
Bugün çoğu insan yaptığı hatalarla Allah'ın karşısına çıkamayacağını düşünüp daha büyük hatalara doğru sürükleniyor. Hâlbuki insana düşen hatalarda takılı kalmak değil, geçmişte yaşadığı günahlara tövbe edip geleceğine "Bismillah!" diyerek yeni ve temiz bir sayfa açmaktır. Peki, aynı hatalara düşmemek koşuluyla yürekten ve samimi bir şekilde yapılan bir tövbe ile onca günahı affeden bir Rabb'e sahipken insan nasıl olur da "sonsuz cehennemi hak eder?"
Yani Rabbin sırf sana sevap kazandırmak için tüm şartları hazır ediyor ve sana verdiği bunca nimet içinden bir kısmını O'nun yolunda harcayarak yine O'nun yarattığı cennete gitmeni istiyor. Ne muazzam bir sevgi göstergesi değil mi? Tıpkı Alvarlı Efe'nin dediği gibi " Rahmet güneşi doğmuş, yağmadır alan alsın!" misalinden..
insan ise çok zalim!