muvvahide

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kuşkusuz her amelin, (hayır veya şerri isteme konusunda) bir canlılığı ve hırsı vardır. Her canlılığın ve gayretin de bir zaafı ve durgunluğu vardır. Kimin durgunluğu sünnetime uyarsa, mutlaka hidâyeti bulur. Kimin de durgunluğu ve zaafı başka bir şeye uyarsa, helak olur.”
Alıntı
Reklam
Bid’at ve hevâ ehlinin alametlerinden birisi de müteşâbih âyetlere uymaları ve muhkem âyetleri terk etmeleridir. Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir: "Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Sana kitabı indiren O’dur. O’nun bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar kitabın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşâbihlerdir. İşte kalplerinde eğrilik bulunanlar fitne çıkarmak ve te'vîle yeltenmek için müteşâbih olanlara uyarlar. Halbuki onun gerçek te'vîlini, ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: Biz ona îmân ettik, hepsi Rabbimizin katındandır, derler. Ancak akıl sahipleri düşünebilirler.' âyetini okudu ve şöyle buyurdu: 'Ondan müteşâbih olanlara uyanları gördüğünüzde bilin ki onlar Allah’ın (kitabında) isimlendirdikleridir: Onlardan sakının.'" İbn-i Kesîr -Allah ondan râzı olsun- şöyle demiştir: "İşte kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve te’vîle yeltenmek için müteşâbih olanlara uyarlar." "Yani lafzi bakımından, sapık amaçlarına uygun biçimde tahrif etmeleri kendilerince mümkün olduğu ve kastettikleri manaya ihtimali bulunduğu için Kur’ân’dan sadece müteşâbih olan âyetleri alırlar. Muhkem âyetlerde ise bu imkânı elde edemezler. Çünkü bu âyetler onlara karşı birer reddiye ve aleyhlerinde hüccettir. Bu sebeple Allah Teâlâ: "...fitne çıkarmak..." yani "...kendilerine uyanları saptırmak için müteşâbihlere uyarlar..." buyurmaktadır. Bunda onların şu haline işâret vardır: Onlar sapıklıklarına Kur'ân'dan delil getirirler. Halbuki Kur'ân onların lehine değil, aleyhlerine bir delildir."
Alıntı
Kur’an ve sünnetten yüz çeviren bir kimse, hevâ ve hevesine uyar. “Allah’tan doğru yolu gösteren birisi olmaksızın hevâ ve hevesine uyandan daha sapık kim olabilir? Hiç şüphesiz ki Allah, zâlimler topluluğunu asla doğru yola iletmez.” Kasas Sûresi/50
Alıntı
Hayır! Zorba idareciler böyle kısa yoldan teslim olamazlar. Bu kadar kolay bir şekilde kendi hükümlerinin, hakimiyetlerinin temelsiz, otoritelerinin gayrı meşru olduğunu kabul etmezler!
Sayfa 76·Kitabı okudu
Alıntı
Allah'ın kendisi "Alemlerin Rabbi" ise, bu durumda hakimiyet ve egemenlik ancak Allah'ın şeriatı olabilirdi. Allah'ın emirleri dışında başka emirlere itaat edilemezdi O zaman Firavun'un şeriatı, yasası ve hakimiyeti nereye gidecekti? Çünkü Firavun da Allah'ın şeriatına dayanmıyordu ve onun emrine sırtını dayamamıştı. Eğer insanların ilahı Allah olursa hükmüne, şeriatına ve emirlerine bağlı kalacakları bir başka rablere ilahları olamazdı insanların ilahı ancak firavun olduğu zaman Firavun'un yasalarını ve emirlerine boyun eğebilirlerdi.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam