muvvahide

Allah ile temasa geçen, izzettin zevkine eren kalp artık azgın iktidar sahiplerine değer vermez. Ahireti kazanma peşinde olan kalbi, bu dünya işlerinin ne azı, ne de çoğu ilgilendirmez.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
İnsanın kalbi gerçekten hayret edilecek bir varlıktır. Merkezine ulaşan tek bir dokunuş bile onun kökten değiştirebilir. Allah'ın peygamberi(s.a.s) "Her kalp Rahman'ın iki parmağı arasındadır. Dilerse onu düzeltir, dilerse eğriltir." ~buhari/muslim
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
Bu ayaklarının altındaki yerin sarsıldığını hisseden azgın iktidar sahiplerinin değişmez karakteridir. O zamana kadar zorbalıkla işleri yönetirken kritik durumlarda yumuşarlar. Çizmeleri ile ezip geçtikleri uluslara sığınırlar. Daha önce kendi arzularına dikta ile kabul ettirirken, böyle durumlarda göstermelik olarak halka danışırlar. Tehlikeli bölgeye geçinceye kadar böyle davranırlar. İlerini düzeltince bir de bakarsın ki, onlar aynı zorbalar, diktatörler ve aynı zalimlerdir!
Sayfa 58·Kitabı okudu
Alıntı
Doğu ve batı her gün gözler önünde serili bulunan iki olgu, iki görüntüdür. Sürekli tekrarlandıkları ve alışa geldikleri için kalpler onlara dikkat ile yönelmez. Bu sözcükler doğuşu ve batışı işaret ettikleri gibi doğuş ve batış yerlerine de işaret edebilirler. Firavun ve benzeri zorbalar, zalimler bu dehşet verici büyük olayların kendi kontrollerinde olduklarını iddia etmeye cesaret edemezler. Öyleyse bu iki hükmeden, onları gecikmeksizin ve belirlenen süresinden geri kalmaksızın sürekli bir şekilde meydana getiren kimdir? Soğuk olan kalpler bu yönlendirme ile birbirinden sarsılmakta, uykuda olan akıllar birden uyanmaktadırlar. Hz Musa onların duygularını harekete geçirmekte ve onları düşünmeye, değerlendirmeye çağırmaktadır." Eğer düşünme yeteneğiniz varsa" Gayrimeşru idareler, ulusların uyanmasından, kalplerin dirilmesinden korktukları kadar hiçbir şeyden korkmazlar. Uyanıklığa ve bilinçli harekete çağrı yapan davetçilerden rahatsız oldukları kadar kimseden rahatsız olmazlar. Uykudaki vicdanları sarsmaya çalışanları cezalandırdıkları kadar kimseye cezalandırmazlar.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı
İnsan medeniyetinin yönü güç ve kudret merkezlerini kontrol edenler tarafından belirlenir. Yöneticiler, bütün kaynakları kontrol ettikleri, iktidarın dizginlerinin ellerinde tuttukları ve insan düşünce ve davranışlarını şekillendirip kalıba sokacak araçlara sahip oldukları için insanoğlunun bunların arkasından gitmeye çok zor direnç gösterebileceği açıktır. Bu yöneticiler tek tek kişileri olduğu kadar sosyal sistemleri ve ahlaki değerleri de etkileyebilecek güce sahiptirler. Eğer iktidar ve idare Allah'tan korkan kimselere verilirse, toplum doğru yolda yürür ve hatta toplumun kötülük odakları dahi belirli kurallara tabi olmak zorunda kalırlar. İyilik hakim olur, kötülerin bütününe kökü kazınmasa da fonksiyonları tamamen sınırlandırılır. Tersine, eğer yönetimi Allah'tan yüz çevirenlerin eline geçerse, toplumun hayat tarzı Allah'a isyana, insanın insana sömürülmesine ve ahlaki dejenerasyona ve kültürel kokuşmaya sürüklenir. Böylelikle bu olay, bilim ve sanatı, ekonomi politiği, kültürü ,ahlak ve davranışları ,kanun ve adaleti etkileyerek fikirlerde ve ideallerde genel bir çürümeye yol açar.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Alıntı