“Çocuklukta her yaranın kabuk bağladığını
düşünüyordu belki de. Belki duyguların olmadığını düşünüyordu. Büyüklerin, çocukların duyup işittiklerini, görüp bildiklerini, duyup hissettiklerini anlamadığı o katılık…”
Hayatta böyle baş döndürücü anlar vardır, insan birdenbire her şeyi daha net görür; o ana dek bunu yapamayacak kadar korkak ya da zayıfken, o anda kendi gücünü, imkânlarını sezer ve bilir.
Bunlar hayatın değiştiği anlardır.
Sevgi vardır ya da yoktur, neyi ‘anlamak’ gerekiyor ki? Arkasında bilinçli bir maksat olan duygunun değeri nedir?
…
Her şeyi öğrenmek zorundayız, sevgiyi bile.
…
İnsanız ve her şeyi aklımız yoluyla yaşıyoruz. Duygularımız ve heyecanlarımız bile akıl vasıtasıyla dayanılır ya da dayanılmaz oluyor. Sadece sevmek yetmiyor.