Eliff

Eliff
@Kalben1920
Ne içindeyim zamanın Ne de büsbütün dışında; Yekpare, geniş bir anın Parçalanmaz akışında.
Reklam
Senin dışında düşünememek hastalığına müptelayım ❥
9/10
·379 syf.·
2026 19. kitabı
Huzur Ahmet Hamdi Tanpınar, hep kitaplarını okumak istediğim bir yazardı ve okuduğum ilk kitabı Huzur oldu. İlk 70–80 sayfada, dilini çözene kadar oldukça zorlandım. Zaman sıçramaları başlarda çok fazlaydı ve konuyu anlamaya çalışmakla iş içinden çıkılmaz bir durum alırken uyku hali geldiğinden uzun sayfalar devam edemedim. Sonrasında karakterleri tanıyıp işleyişe biraz daha hakim hissedince o derinliğe dahil olmaya başladım. Tasvirler, insan hissiliği, haleti ruhiyenin aktarımı, doğayı keşif hali, onu yansıtması ve olay akışı ile dikkat çekici dereceye ulaştı. Bir çırpıda değilde behemahal sindire sindire okumak istememin sebebi ilk defa denediğim bir tatlının tadının ağzımda yayılmasını beklemek, içindeki o muhteşem karışımın neye ait olduğunu anlamaya çalışmak gibi bir huzurla, şiir okuyor hissi veren bir rahatlama sunan hazzını yaşamak istememdi. Huzur, ana karakterimiz Mümtazın onu hayatında arayışı, tıpkı yaşamımızda zaman zaman durup ne eksik hayatımda ne fazla, ne lazım bana, doğru mu gittiğim yol, başka seçeneklere şans versem nsaıl olurdu acaba diye kendimizi tartarak bizimde aradığımz şey aslında . Bu sebeple okudukça gelenn hissin adı da huzur. Çünkü kendimizi, toplumumuzun isteklerinin dile getirilişinin ifade edilişi bize anlaşılmış hissettiriyor… Aynı zamanda muhayyilemizde adım adım İstanbul sokaklarında dolaşıyoruz okurken; her bahsedilen semtin kendine özgü hikayesi, kokusu, sesi, ruhu katman katman geçiyor. Kitapta edilen sohbetlerde geçmişe özlem, münakaşalarda seviye, günümüzde pekte mümkün olmayan anlamlı anlar. Ayrıca yazarın bu sohbetlere Türkiye’nin doğu ve batıdan beslenerek Anadolu’yu oluşturması, fakat bunu yaparken iki uçtan birine tamamen kapılmadan bir köprü kurması gerektiğini savunan bir yapısı, ve bu görüşleri, kitabın yazıldığı
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,4bin okunma
“Çocuklukta her yaranın kabuk bağladığını düşünüyordu belki de. Belki duyguların olmadığını düşünüyordu. Büyüklerin, çocukların duyup işittiklerini, görüp bildiklerini, duyup hissettiklerini anlamadığı o katılık…”
Sayfa 112
Alıntı
İki insan arasında, birbirine kızgın olmanın da bir değerinin kalmadığı anlar oluyor. Ve bu, çok hazin bir an.
Sayfa 274
Alıntı
Reklam