Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği.
Şiir yazar, fotoğraf çeker, çay içer, türkü dinler, Allah'a, atlara ve çocukların gözlerindeki umuda inanır...
İnsanı ağır yaralayan her ne varsa, yaşanıp bittiği andaki acısıyla kalabilseydi, tahammül gücümüz ayakta durmamıza yetebilirdi. Öyle kalmadığını öğreneli çok zaman oldu. O keskin acı, o yaralayıcı savruluş, hafızamın korunaklı odalarında ilk andaki kadar taze, ilk andaki kadar sarsıcı, ilk andaki kadar kederli var olmaya devam ediyor.
Tanrı güne geceyi kattı ve aydınlığın yanına karanlığı, hayatın içine ölümü, aşkın kıyısına ayrılığı ve hazzın arasına utancı. Güzel günler geride kaldı.
Kervanlar yolunu kaybetti, bekleme artık, gelmeyecekler. O sarkan ipi kurtuluşun sandın, gökyüzü sandın, ay sandın ama ilmek olup boynuna dolandı ne hazin.