Kalbin Kararı

Kalbin Kararı
@KalbinAkli
"Ne ararsan bulunur, derde devâdan gayrı."
Her milletin doğal yeri tarihidir. Bir milletin doğal yerino bulması, o milletin özünün gürleşmesini, özgürleşmesini sağlar. Bu nedenle her millet eğitim ve terbiye sistemini,doğal yerini verecek bir biçimde örgütlemelidir. Aksi takdirde, millet yapay yerde yapaylaşır; bir süre sonra da iç-çatışmaya yuvarlanır. Sonuç, maddî ve manevî/zihnî imkânların tükenmesi ile birlikte o milletin de tarih sahnesinden silinmesidir. Unutulmamalıdır ki, tarih yanlızca ibret alınacak değil, aynı zamanda kuvvet alınacak/devşirilecek bir zeminir.
Sayfa 14 - Papersense
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Türk milleti, özünün gürleşmesi elinden alınarak yapaylaştırılmış, sürekli bir iç-çatışma ortamı içine sürüklenmiş, "Biz ne idik ki ne olacağız?" psikozu içine yuvarlanmış; tüm bu hedefleri, düşünüş ve davranış biçimi hâline dönüştürecek bir eğitim ve dolayısıyla düşünce sisteminin cenderesi içerisine sokulmuştur.
Sayfa 13 - Papersense
Tarih Hem İbrettir Hem Kudret
Korkulan, bir milletin özgür olmasıdır; yani bir milletin özünün gürleşmesine imkân veren bir yaşama biçimine ve bunu sağlayan bir eğitim ve terbiye anlayışına sahip olmasıdır. Bir milletin özünün gürleşmesi ancak ve ancak o milletin doğal seyrine yani tarihine kavuşmasıyla mümkündür. Köklerini tarihlerinde bulan arzuları, tutkuları, istekleri, beklentileri ve ümitleri ketlenen, engellenen milletler kendi devletlerine karşı yabancılaşırlar. Bu karşılıklı yabancılaşma ise milleti sürekli bir iç-savaş hâlinde tutar; sonucundan da yabancılar beslenir.
Sayfa 12 - Papersense
Tarih Hem İbrettir Hem Kuvvet
Bir milletin geçmişi, yani tarihi üzerinde en hafif tabirle operasyon yapabilmek için göz önünde bulundurulması gereken ilk ilke,o milletin tarihinin yok-sayılması, bu mümkün değil ise değersizleştirilmesidir. Çünkü bir milletin geleceğini belirlemek o milletin geçmişini yani tarihini tanımlamaktan geçer. İşte bu nedenledir ki, Türk milletinin tarihini tanımlamak, "Siz ne idiniz ki?" sorusunun yanıtını bulmak; kısaca dendikte "Ne olacaksınız?" sorusunun yanıtını vermek demektir.
Sayfa 11 - Papersense
Gençlerimize Ne Oluyor? - Enver Gülşen
Genç olmak, hesap-kitap, zarar-kâr terazilerine karşı, bazen yanlış da olsa, çoğu zaman derinliksiz de olsa, isyan etmek demektir. Gençliğin ruhu derinliğinde değil, önünü sonunu düşünmeyen çıkarsızlığındadır… Hesap kitapla davranmak, birisiyle kişisel ilişki kurarken dahi kâr-zarar bilançosunu çalıştırmak, haksızlık karşısında söz söylemeye niyetlenmeden önce dahi bunun kendisine ne tür bir fayda ya da zarar getireceğinin hesabını yapmak gençliğini geç(iştir)miş insanların işidir. Biz öyle bilirdik, kendi gençliğimizden, yaşadıklarımızdan öyle zannederdik. Yıllardır, sanat/sinemadan hareketle düşünme ve görme biçimlerinin tefekkürümüze yapabileceği katkılar üzerine gençlerle sohbet etme fırsatım oluyor ve genellikle muhatap olduğum gençlerden oldukça memnun kalıyorum. Ancak son birkaç yılda bir başka genç profili görüş alanımızı kaplamaya başladı Müslüman camiada. Maalesef Ak Parti siyasetinin aslında sağlam, irfani bir temel üzerine bir uygulama/ayrıntı olarak görülmesi gereken “üst-yapısı”, tüm hayatımızın alt-yapısı hâline dönüşmeye ve bu dönüşümle hemen her alanımız şekillenmeye başladı. Medyasından STK’larına, belediyesinden kurumlarına, vakıflarından derneklerine kadar hemen her “Müslüman” kurum, kişisel/toplumsal ilişkileri bir başka türlü yönlendirmeye başladı. Bu yönlendirilme, aynı zamanda neyin makbul neyin “zararlı”; neyin “kâr getiren” neyin “eli boş bırakan” olduğu yönünde de bir katalog oluşturmaya başladı. Durduğu zemini kazımaya çalışan ve oradan bir Hz. Ömer (r.a.) çıkarmaya çalışan, adaleti, hakkaniyeti, babasına karşı bile olsa hiç çekinmeden şiarı yapabilen insanlar giderek ortadan kaybolmaya başladı. Gençliğimde, mesela 28 Şubat döneminde, Türkiye’nin Müslümanlarında bir şahsiyet, bir duruş, belki de henüz güç, imkân ve para ile tanışmamış
Siyaset