Kalbîsefer

Edep, hadlere riayet demektir; en büyük edep de İlâhî hududu muhafaza etmek...
Sayfa 204·Kitabı okudu
Reklam
– Ah efendim, dedim; şu insanların zaman emniyeti kadar boş, ne olabilir? Bir bakıma sonu olmayan basamaklarla kıvrıla kıvrıla çıkan bir merdiven; bir bakıma tek basamak... Bütün ömür, bir göz açıp kapamaktan ibaret...
– Kur’ân’dan şifa nasıl beklenebilir?.. "– Suyun geldiği boruya tâbi... Boru temiz olmalı ki, su kendisini göstersin!.."
Her olaydan sonra aynı refleks: birilerini suçlamak, bir kurumu hedef göstermek… Ama gerçek şu ki mesele bu kadar basit değil. Çünkü şiddet dediğimiz şey tek bir mekâna, tek bir kuruma sığmıyor. Okulda oluyor, sokakta oluyor, evin içinde oluyor. Yani sorun bir kapıya kilit vurularak çözülebilecek bir şey değil. İnsan, içinde ne taşıyorsa onu dışarıya yansıtıyor. Öfkeyle büyüyen, şiddeti normal gören, sınır tanımadan yetişen biri; fırsatını bulduğunda bunu bir yerde ortaya koyuyor. Bu yüzden ne kadar önlem alırsan al, eğer insanın iç dünyasına dokunamıyorsan sonuç değişmez. Evet, dış etkenlerin payı var. Ama asıl mesele, insanın nasıl yetiştiği. Çünkü karakter evde, ailede, küçük yaşta inşa ediliyor. Orası sağlam değilse, dışarıdaki hiçbir tedbir tam anlamıyla yeterli olmayacaktır.
Duygu ve Düşünce