Her olaydan sonra aynı refleks: birilerini suçlamak, bir kurumu hedef göstermek… Ama gerçek şu ki mesele bu kadar basit değil. Çünkü şiddet dediğimiz şey tek bir mekâna, tek bir kuruma sığmıyor. Okulda oluyor, sokakta oluyor, evin içinde oluyor. Yani sorun bir kapıya kilit vurularak çözülebilecek bir şey değil.
İnsan, içinde ne taşıyorsa onu dışarıya yansıtıyor. Öfkeyle büyüyen, şiddeti normal gören, sınır tanımadan yetişen biri; fırsatını bulduğunda bunu bir yerde ortaya koyuyor. Bu yüzden ne kadar önlem alırsan al, eğer insanın iç dünyasına dokunamıyorsan sonuç değişmez.
Evet, dış etkenlerin payı var. Ama asıl mesele, insanın nasıl yetiştiği. Çünkü karakter evde, ailede, küçük yaşta inşa ediliyor. Orası sağlam değilse, dışarıdaki hiçbir tedbir tam anlamıyla yeterli olmayacaktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Karşınıza çıkan kadın, siz de biliyorsunuz ki, Allah’ın bir iskelet üzerine giydirdiği, süresi tek an, harika güzel et ve deri çizgilerinden ibarettir.
Koparın bu maskeyi ve altındakine bakın!