Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Karşınıza çıkan kadın, siz de biliyorsunuz ki, Allah’ın bir iskelet üzerine giydirdiği, süresi tek an, harika güzel et ve deri çizgilerinden ibarettir.
Koparın bu maskeyi ve altındakine bakın!
Alıntının üzerine düşündükçe zihnimde birçok şey yerine oturdu.
Aslında bencillik, kıskançlık ve sürekli kendini merkeze koyma hâlinin altında çoğu zaman bir aşağılık kompleksi yatıyor. “Beni kıskanıyorsunuz, beni çekemiyorsunuz, demek ki mutsuzsunuz” diye düşünen pek çok insanın temelinde, tam da bu yetersizlik hissi var.
Karşısındaki insan herhangi bir meseleye eleştiri getirdiğinde, aşağılık kompleksi olan kişi hemen savunmaya geçiyor.
“Beni kıskandığın için böyle diyorsun.”
“Sen mutsuz olduğun için bana saldırıyorsun.”
“En iyisini sen bildiğini düşündüğün için bunu söylüyorsun.” Oysa çoğu zaman, başkasına atfettiği o duyguların asıl sahibi kendisi oluyor.
Ve etrafımıza baktığımızda, belki de bunca kırgınlığın, bunca sertliğin, bunca kötülüğün temelinde tam olarak bu duygu yatıyor. İnsan biraz dikkatle bakınca; küçümseyen, aşağılayan, sürekli üstünlük kurmaya çalışan tavırların arkasında aslında derin bir eksiklik hissi olduğunu görebiliyor.