Işığın savaşçısı bahçesini ekmeye başlayınca komşusunun orada durmuş kendisini gözetlediğini fark eder. Komşusu, eylem tohumlarının ne
zaman ekileceği, düşüncelerin ne zaman gübreleneceği, zaferlerin ne zaman sulanacağı hakkında akıl vermeye bayılır. Savaşçı eğer komşusunun söylediklerini dinlerse ortaya kendinin olmayan bir şey çıkar; bakımını yaptığı bahçe, komşusunun fikri olacaktır. Ama ışığın gerçek savaşçısı, her bahçenin kendi gizleri olduğunu bilir, bunları ancak bahçıvanın sabırlı eli çözümleyebilir. Bu yüzden savaşçı bütün dikkatini güneş, yağmur ve mevsimler üzerinde yoğunlaştırmayı yeğler. Başkasının bahçesiyle ilgili öğütler veren budalanın, kendi bitkileriyle ilgilenmediğini bilir.