Fehmi Çalışkan

Yorum
5/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
BİR ÇÖKÜŞÜN ÖYKÜSÜ/Stefan Zweig/56 sayfa Fransız sarayında, aristokrat bir kadının sosyal ve maddi çöküşünün anlatıldığı bu roman gerçek bir yaşam öyküsüne dayanır. Eski ihtişamını kaybeden kontes, çaresizlik içinde giderek daha büyük bir bunalıma sürüklenir. Roman, bireyin sosyal statüsünün kaybolmasıyla yaşadığı içsel ve duygusal yıkımı gözler önüne serer. İnsan, yaratılış gayesini bilmediğinde ve elindeki imkanlar, statüler, makamlar kayıp gittiğinde bir boşluğa düşer. Varlık amacının bilincinde olan insanlar için, “Allah ne takdir ederse güzeldir”. Bu inanç onları ayakta tutar. Zweig Avrupa’nın içine düştüğü siyasi duruma dayanamayarak, 1942’de, gurbette, Brezilya’da karısıyla birlikte 61 yaşında intihar etti. Keşke öyle bir yol tercih etmese ve eserlerini yazmaya devam etseydi.
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Fehmi Çalışkan

, bir kitap okudu
5/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Stefan Zweig
7.3/10 · 91,9bin okunma
Kitabın mini bir özeti
5)KİTABIN MİNİ ÖZETİ Ferdinand Avusturyalı’dır Askere alınmamak için İsviçre’ye yerleşir. Savaş karşıtı görüşleriyle tanınan Zweig 1. Dünya Savaşı boyunca bu görüşlerini yaymayı kendine misyon edinmişti. Avrupalı ve "dünya vatandaşı" kimliğine büyük değer veren yazar, yapıtlarında savaşın yıkıma uğrattığı "eski dünya"nın değerlerinin kayboluşunu büyük ölçüde dert edinmiştir. Mecburiyet'in ana karakteri ressam Ferdinand da savaş sırasında askere alınmamak için İsviçre'ye kaçar. Bir gün askerliğe elverişliliğinin tespiti için konsolosluğa davet edilir. Evde eşiyle, askere gidip gitmeme konusunda kısa bir tartışma yaptıktan sonra askerlik şubesine gitmeye karar verir. Kitabın; askerlik şubesine gittiğinde ona ne sorulacak, o hangi cevapları verecek, tekrar ne sorulacak, tekrar hangi cevapları verecek kısmı nefis. Hepimiz, kritik bir mülakata, iş görüşmesine giderken aynı şeyi yapmaz mıyız? Sonra elçilikte Ateşe ile görüşür. Fakat enteresan bir şekilde Ateşenin karşısında tek bir kelime bile edemez. Sanki nutku tutulmuştur. Şubeye gelmeden önce, iç sesiyle yaptığı hazırlıkların hiçbirini uygulayamamıştır. Sonra eve döner.
Savaş ne zaman yapılır ve nasıl?
3)SAVAŞ NE ZAMAN YAPILIR VE NASIL? İslam dinine göre savaş, savunma amaçlı, dini özgürlüklerin korunması, barışı sağlama ve adaletin tesisi gibi belirli şartlar altında yapılır. Müslümanların canlarını, mallarını, namuslarını ve dinlerini korumak için saldırıya uğradıkları durumlarda kendilerini savunmaları meşrudur. Savaş sırasında masum sivillere, kadınlara, çocuklara ve yaşlılara zarar vermemek ve esirlere iyi davranmak gibi ahlaki prensipler önemlidir. MÜSLÜMANLAR ZORLA GİRDİKLERİ YERLERDEN BİR ŞEKİLDE ATILMIŞTIR Dahhak diyor ki; Tarih felsefecilerinin de üzerinde durduğu gibi, Müslümanlar zorla girdikleri yerlerden bir şekilde dışarı atılmışlardır. Ama gönülleri fethederek, sevgi iksirini kullanarak girdikleri yerlerde kalıcı olmuşlardır. MADDİ KILIÇ KININA GİRMİŞTİR Bediüzzaman’ın dediği gibi Evet, artık maddî kılıç kınına girmiştir. Medenîlere galebe ikna iledir. Güç ve kuvvet ile insanları bir yere yönlendiremezsiniz. Süper gücünüzle gider bir yeri işgal eder, yakar yıkar, insanları öldürürsünüz; orada yaşayanların ve bütün dünyanın tepkisini alırsınız. Bunun yerine; eğitimle, sinemayla, kültürle, sanatla, edebiyatla, Sosyal sorumluluk projeleriyle,
Mecburiyet
2) MECBURİ ASKERLİK Türkiye'de askerlik hizmeti zorunludur ve Türkiye Cumhuriyeti doğumlu 20 yaşına gelmiş erkek vatandaşlar askerlik yapmakla yükümlüdür. Askerlik süresi er ve erbaşlar için 6 ay, yedek subaylar için ise 12 aydır. Bedelli askerlik seçeneği de bulunmaktadır. Bedelli askerlik ücretini ödeyenlerden, acemi er olarak 1 aylık temel askerlik eğitimini tamamlamaları istenir. Almanya'da zorunlu askerlik 2011 yılında kaldırıldı ve yerine tamamen gönüllülük esasına dayanan bir sistem getirildi. Şu anda Almanya'da askerler, gönüllü olarak hizmet veren profesyonel askerlerden ve rezerv güçlerden oluşmaktadır. Paulo; "Kim gönderiyor bunu? Nasıl bir insan? Bir makine, insan öldüren bir makine. Fakat seni yakalayamaz." Ferdinand: "Milyonlarcasını yakaladı, beni neden yakalayamasın ki?" Paulo; “Çünkü sen istemiyorsun." "Diğerleri de istemiyordu." Fakat onlar özgür değildi. Onlar silahların arasında kalmıştı, bu nedenle gittiler. Ama hiçbiri isteyerek gitmedi. Hiçbiri İsviçre'den o cehenneme bile isteye gitmezdi."