MAHUR BESTE
Ahmet Hamdi Tanpınar
202 sayfa
Storytel’de sesli kitap olarak da var.
Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Osmanlı’nın son döneminde geçen, ferdin iç dünyasıyla, toplumun dönüşümünü harmanlayan bir roman.
Romanda, medeniyet çatışması işleniyor.
Doğu ile batı arasında sıkışmış ferdin kimlik arayışı; geleneksel Osmanlı kültürü ile modernleşme sancıları arasında yaşanan gerilim dile getiriliyor.
Ayrıca, aile ve toplumsal çöküş dile getiriliyor.
İlmiye sınıfının ve geleneksel aile yapısının çözülüşü, bireylerin bu değişim karşısındaki çaresizliğiyle anlatılıyor.
“Garip Bir İhtilalci” bölümünde,
II. Abdülhamid dönemi ekseninde Osmanlı’nın çözülme süreci ve medeniyetin çöküşü ele alınıyor. Ferdin yozlaşmasıyla birlikte manevi değerlerin kaybı, toplumun ahlâki ve entelektüel çöküşü olarak yorumlanıyor ve bu durum “medeniyetin iflası” şeklinde tanımlanıyor.
İşte bu enfes cümleler; “Oğlum Behçet, sen bir medeniyetin iflası nedir bilir misin?
İnsan bozulur, insan kalmaz, bir medeniyet insanı yapan manevi kıymetler manzumesidir. Anlıyor musun şimdi derdin büyüklüğünü?
Cahilsin, okur öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok, yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.
Sen cilt yapıyorsun, Şiraze nedir bilirsin.
Bizde insanoğlu şirazesiz kalmış. Hayat onun için ahenksiz, birbirini tutmayan, günün hayatına cevap vermeyen bir yığın ölü kıymetler tarafından idare ediliyor.”