⸻
Bazen küçük sorumluluklar için motivasyon aramak gerçekten gerekli mi?
Ben genelde tanımadığım yazarların ilk kitaplarını önce okuyup sonra araştırırım; böylece dilinden ve üslubundan yazarın kim olduğunu tahmin etmeye çalışırım. Bu kitabı bitirdiğimde düşündüğüm şey şu oldu: “Bu kadar sade ve akıcı bir dil, zihnimi nasıl bu kadar yordu?”
Sonra yazarı araştırdım; 30’lu yaşlarında, ilk kitabını yazmış genç bir hanım kardeşimiz. O zaman tüm olumsuzlukları bir kenara bırakıp, öncelikle çabasını takdir ettim. Amacı çok güzel: Dinini daha iyi yaşamak ve başkalarına faydalı olmak adına ortaya konmuş kıymetli bir çaba. Ayrıca kitapta yer yer çok güzel metotlar da var.
Ama fark ettiğim şey şu: Kitap, sosyal medyada sıkça gördüğümüz içerikler gibi, oldukça tekrar eden ve benzer cümlelerle dolu. Yaklaşık 300 sayfa boyunca sanki hep aynı şeyi okuyormuşum gibi hissettim ve sonunu zor getirdim.
Bence daha çok; hayatında henüz iş, meslek ya da evlilik sorumluluğu üstlenmemiş kişiler için faydalı olabilir. Daha düzenli bir hayat sürenler için ise basit ve tekrarlayıcı gelebilir; bazı kadınlara hitap etmeyebilir ve karmaşık hayat temposunda sıkıcı bulunabilir.
Şahsen bana çok hitap etmedi ve bazı yerlerde “Müslüman kadının 24 saatinin içinde bu kadar basit şeyler yer almamalı” diye düşündürdü. Yani 24 saatinin farkında olan bir kadının/insanın, sabah kalktığında yatağını toplamak ya da yediği yemeğin bulaşığını yıkamak için ayrıca bir motivasyon aramaması gerektiğini düşündüm.