Kamer

Kamer
Yol o çok istediğim yere çıkana kadar koşacağım
İstanbul
Bitlis
20 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi
⸻ Bazen küçük sorumluluklar için motivasyon aramak gerçekten gerekli mi? Ben genelde tanımadığım yazarların ilk kitaplarını önce okuyup sonra araştırırım; böylece dilinden ve üslubundan yazarın kim olduğunu tahmin etmeye çalışırım. Bu kitabı bitirdiğimde düşündüğüm şey şu oldu: “Bu kadar sade ve akıcı bir dil, zihnimi nasıl bu kadar yordu?” Sonra yazarı araştırdım; 30’lu yaşlarında, ilk kitabını yazmış genç bir hanım kardeşimiz. O zaman tüm olumsuzlukları bir kenara bırakıp, öncelikle çabasını takdir ettim. Amacı çok güzel: Dinini daha iyi yaşamak ve başkalarına faydalı olmak adına ortaya konmuş kıymetli bir çaba. Ayrıca kitapta yer yer çok güzel metotlar da var. Ama fark ettiğim şey şu: Kitap, sosyal medyada sıkça gördüğümüz içerikler gibi, oldukça tekrar eden ve benzer cümlelerle dolu. Yaklaşık 300 sayfa boyunca sanki hep aynı şeyi okuyormuşum gibi hissettim ve sonunu zor getirdim. Bence daha çok; hayatında henüz iş, meslek ya da evlilik sorumluluğu üstlenmemiş kişiler için faydalı olabilir. Daha düzenli bir hayat sürenler için ise basit ve tekrarlayıcı gelebilir; bazı kadınlara hitap etmeyebilir ve karmaşık hayat temposunda sıkıcı bulunabilir. Şahsen bana çok hitap etmedi ve bazı yerlerde “Müslüman kadının 24 saatinin içinde bu kadar basit şeyler yer almamalı” diye düşündürdü. Yani 24 saatinin farkında olan bir kadının/insanın, sabah kalktığında yatağını toplamak ya da yediği yemeğin bulaşığını yıkamak için ayrıca bir motivasyon aramaması gerektiğini düşündüm.
Müslüman Kadının 24 SaatiBilge Arslan · Tahlil Yayınları · 2025292 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·256 syf.··
2025 8. kitabı
Çöl Çiçeği, Waris Dirie’nin kendi hayatını anlattığı etkileyici bir otobiyografi. Kitap, Somali çöllerinde göçebe bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Waris’in, çocuk yaşta maruz kaldığı kadın sünneti, erken yaşta evlendirilme tehdidi ve ardından tek başına verdiği yaşam mücadelesini yalın ama çarpıcı bir dille anlatıyor. Waris’in çölde başlayan hikâyesi, Londra sokaklarında hizmetçilikle devam ediyor, ardından tesadüfen modellik dünyasına adım atmasıyla tamamen değişiyor. Ancak kitabı sıradan bir “yoksulluktan zirveye” öyküsünden ayıran şey, onun yaşadığı fiziksel ve ruhsal travmalarla hesaplaşma biçimi. Anlatım son derece içten ve samimi. Waris, okura hayatının en kırılgan anlarını anlatmaktan çekinmiyor; bu da hikâyeye güçlü bir gerçeklik katıyor. Kadın sünnetiyle ilgili bölümler sarsıcı; okuyucuyu rahatsız eden, ama göz ardı edilmemesi gereken bir gerçeği gözler önüne seriyor. Kitap bu yönüyle sadece kişisel bir hikâye değil, aynı zamanda toplumsal bir farkındalık çağrısı. Waris Dirie, yaşadıklarını anlatmakla kalmıyor; kadın hakları ve insan onuru adına sesini yükseltiyor. Hikâyesi, özellikle kadınların sesi kısıldığında neler yaşandığını gösteren bir ayna görevi görüyor. Bazı yerlerde olaylar hızlı geçilse de bu, anlatının duygusal etkisini azaltmıyor. Aksine, yalınlık, hikâyenin sertliğini daha görünür kılıyor. Kitabın sonunda Waris’in Birleşmiş Milletler’de kadın sünnetine karşı yürüttüğü mücadeleyi okurken, onun bir kahraman değil ama kendi hayatının sorumluluğunu cesaretle taşıyan bir insan olduğunu hissediyorsunuz. Çöl Çiçeği, acıdan dirilişe, suskunluktan söze, çölde bir çiçek gibi filizlenen bir varoluş hikâyesi. Hem bireysel hem toplumsal olarak okuyucuyu sarsan, düşündüren ve dönüştüren bir metin. Sessiz kalınan şeyleri anlatmak için yazılmış; bu
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2025 7. kitabı
Kitap klasik bir roman değil, ama düz bir psikoloji kitabı da değil. Doğan Cüceloğlu anlatımıyla, okuyucusunu didaktik bir şekilde değil; diyaloglara, anekdotlara ve içgörüye dayalı bir yolculuğa çıkarır. Kitapta: • Gerçek yaşamdan örnekler, danışan hikâyeleri, • Kendi iç sesimizle sohbeti çağrıştıran bölümler, • Soru-cevap tarzı iç sorgulamalar yer alır. Yani kitap, okuru aktif şekilde içsel bir diyaloga sürükler. Okurken “ben de böyle hissetmiştim” dediğin birçok satırla karşılaşırsın. Kitapta “içimizdeki çocuk”, bireyin çocukken yaşadığı duygusal deneyimlerin, ihtiyaçlarının ve kırılganlıklarının bugünkü yetişkin kimliğinde hâlâ aktif olan yansımasıdır. Bu çocuk sevgi, güven, ilgi, onay, korunma ister. Çocukken bu ihtiyaçlar karşılanmadıysa, yetişkin kişi hala bu eksikliği taşır. Bu eksiklik; ilişkilerde kaygı, değersizlik hissi, aşırı kontrol, kıskançlık gibi biçimlerde kendini gösterebilir. Kitabın ana duygusal teması sevgidir. Cüceloğlu, insanların en derininde “sevildiğini hissetme” ihtiyacının yattığını söyler. Bu ihtiyaç karşılanmadığında içsel çocuk “yaralı” kalır. • Çocuğa küçükken “sen değerlisin” hissi verilmemişse, kişi bu değeri yetişkinliğinde dışarıdan almaya çalışır. • Gerçek özgüven, içimizdeki çocuğun ihtiyaçlarının farkına varmakla ve ona şefkatle yaklaşmakla gelişir. Doğan Cüceloğlu kitabında iki “benlik” olduğunu vurgular: • Yetişkin Benlik: Mantıklı, sorumluluk sahibi, düşünen parçamız. • Çocuk Benlik: Duygularla hareket eden, sevgiye aç, korunmak isteyen tarafımız. Bu ikisi arasında denge kurmak, içsel huzurun anahtarıdır. Örnek: Yetişkin benlik “mantıklı ol” derken, içsel çocuk “biri bana
İçimizdeki ÇocukDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 201710,2bin okunma
8/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2024 49. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2024 00:00
YERYÜZÜ KUŞLARI, MUSTAFA BAĞ ( SOSYOLOJİK ROMAN)Bazen piyasadaki popüler olan kitapların dışında, rastgele çok bilinmeyen kitapları da alıp okumayı seviyorum. Bu kitapta rastgele alıp okuduğum bir kitaptı. Yine başlamadan önce,okuyacağım kitabın yazarı hakkında; bilgi edinmeyi araştırmayı seviyorum çünkü bu okuyacağım kitaba hangi pencereden bakacağımı sağlıyor bir nevi. Yazar hakkında çok bir bilgiye rastlamadım. sanırım ilk ve tek kitabı 2017 de çıkarmış ve çok bilinmeyen bir kitap. Kitap, 1979 yılında Rusya'nın Afganistanı işgali ile başlayan, daha sonra kendi aralarında örgütlenen iç savaşları, yaşanan göçleri, ölümleri, açlığı,sefaleti vs. durumları, bu süreçte annesi ve babasını savaşta yitirip mülteci durumuna düşenn Ziyanur'un serüvenini konu alıyor. Yazar kitapta çok akıcı bir dil kullanmış, yaşanan her olayın içsel analizini çok iyi dışa aktarmış, ve savaşın, umudun, pes etmeme, teslimiyeti çok başarılı bir şekilde aktarmış okuruna, okurken çoğu yerde sanki o an o durumu okuyucu da yaşıyormuş gibi hissettirdi bana ;ama zaman zaman çok fazla cümle tekrarı, çok detaylı anlatımı, derin betimlemeleri sıkabiliyor.bu nedenlerden dolayı sonlara doğru bırakmak istesem de hikayenin sonunu merakı daha ağır bastı ve bitirdim. Genel olarak güzel ve akıcı bir kitap…
Yeryüzü Kuşları Mustafa Bağ ·  Motto Yayınları · 201723 okunma