Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu ânı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.
İnsan hayatının tamamını dört duvar arasında geçirebilir. Kendisini tutsak olarak hissetmediği müddetçe tutsak sayılmaz. Ama kainatın sonsuz büyüklüğünü, milyonlarca yıldızı, galaksiyi görüp onlara asla erişemeyeceğini bilen biri için koskoca dünya hapishaneden farksızdır. İdrak ettikleri şey, zamanın ve mekanın tutsağı haline getirir.
“Dünya renk, ışık ve ısıdan oluşur. Algılarımızın besinlerinin bunlar. Bir tek ışık huzmesi bize her şeyi bambaşka gösterir. Algılarımız duygularımızı, duygularımız da ruh halimizi etkiler. Hayatın kendini yenileme mucizesi de bu değil mi zaten?”