Halit Kanez

Halit Kanez
@Kanez
"burada kalamazsın, başa dönemezsin ama dön Eve dön! Şarkıya dön! Kalbine dön!"
Heichelhaim antik dünyada ilk kentlerin ortaya çıkışını nasıl tasvir ediyor: Yeni kentsel merkezlerin nüfusunun büyük kısmını rantlardan geçinen (yani tarımsal emeğin ürün fazlasını ele geçiren -E.M.) ve derebeyilerinden, soylulardan ve rahiplerden oluşan bir üst tabaka teşkil etmektedir. Bunlara bu yüksek tabaka tarafından dolaylı biçimde beslenen memur, görevli ve hizmetkarları da eklemek gerekir. Sosyal sınıfların –üretici sınıflar ve egemen sınıflar– ortaya çıkışı, aynı zamanda mevcut sosyal şartları yani sosyal eşitsizliği muhafaza etmek için başlıca kurum olan devlete de hayat verir. Toplumun sınıflara bölünmesi mülk sahibi sınıfların üretim araçlarının mülkiyetini ele geçirmeleriyle sağlamlaşır.
Reklam
Bütün sınıflı toplumların tarihi onların bağrını deşen sınıf mücadelelerinin tarihidir.
Wycliff'in talebesi İngiliz dini önderi John Ball XIV. yüzyılda ne diyor: "Serfliği yıkmak ve bütün insanları eşit kılmak gerek. Kendilerini efendilerimiz olarak tanıtanlar bizim ürettiklerimizi tüketmektedirler... Lükslerini bizim çalışmamıza borçludurlar."
Aziz Barnabas "Hiçbir zaman mülkiyetinden söz etmeyeceksin, çünkü ruhani varlıklarını nasıl ortaklaşa tasarruf ediyorsan, maddi varlıklarını haydi haydi ortaklaşa tasarruf etmelisin"
sürekli kafamıza kakılan toplumsal eşitsizliğin bireylerin yeteneklerinin ve kapasitelerinin eşitsizliğinden kaynaklandığına, toplumun sınıflara bölünmesinin "insanların içinde doğuştan var olan bencilliğin" ve dolayısıyla "insan tabiatının" ürünü olduğuna ilişkin sözlerin hiçbir bilimsel temeli bulunmamaktadır. Bir toplumsal sınıfın bir diğeri tarafından ezilmesi "insan tabiatının" değil toplumun tarihsel evriminin bir ürünüdür. Bu sınıfsal baskı her zaman var olmamıştır ve olmayacaktır da.