Halit Kanez

Halit Kanez
@Kanez
"burada kalamazsın, başa dönemezsin ama dön Eve dön! Şarkıya dön! Kalbine dön!"
Hayır seni asla bunların hepsi telefat dünya gözüyle Bir kez bile görmek istemiyorum acıdım ömrümce Neler vermezdim seni görmek için gibisinden cümle kuranların haline Uğruna dağları delmem ummana dalmam atmam ateşe naçiz bedenimi Kovalamam peşini davet etse bile eteklerin Hepsi yerin dibine geçsin daüssıla malihulya nostalgia Sen nasıl olsa tıpkı hep olduğu gibi defalarca Görüneceksin ahret gözüme Ahret gözüm ağır gözüm bilerek geçirmeyen hazzı kantardan Azabı bilerek tartmayan yeğni gözüm ahret gözüm miskalle Zarfıma makineyle 1944'üncü dünya garnizonu İS yazılmış (İsmet değil İsa da değil İsa'da sonra) Zırt pırt ikaz edilmişim ayak uydurmam konusunda Koca tugay uygun adım atan cilveperest mangaların Gündem tayini için inhisarına bırakıldıysa Bileğimi fırsat buldukça tükürükleyip Şaklatmam mı kimin ağzında düdük varsa Uyuk kemiğimi bu sebepten kırdılar Ben de diz çökmedim bahane bu ya Seni dünya gözüyle bir kez daha görmek isteyen Biri varsa buna şiir şahittir ben değilim. (ÖZEL, OF NOT BEING A JEW, s.348)
Reklam
"tutsak kalbin sancısıyla gittim herkesin kendini öldüğü mezarlara o son vedayla dönen hurufilerin gözlerini gördüm “yanlış kardeş”leğin sırrına ermişlerin saadetli gecesini.. kabulüm kapanmış o siyah zamanı kabul edenleri"
Evet, öyle! Haksızdık, çünkü tarihin randevusunu kaçırmıştık.
Bir yerde bir şeyler değişmek zorundaysa, bu değişim, kafaların içinde, temeller düzeyinde, hatta en derin ve en mutsuz bilinç düzeyinde olmalıdır. Altyapılardaki biçim değişiklikleriyle kafalar değiştirilemez, bizzat kafaların altüst edilmesi gerekir.
Kendimde nereye baksam aynı ezeli temaların, aynı nakaratların, aynı kısır sloganların can sıkıcı tekrarını görürüm, tıpkı çölde aynı kumun durmadan yer değiştirerek oluşturduğu oynak kumullar gibi.