Bir keresinde mutluluğun dış nedenlere değil, bu dış nedenlere karşı takındığımız tavra bağlı olduğu düşüncesi geldi aklıma; acı çekmeye alışan bir insan mutsuz olamazdı...
Kurgu bir çok yazarın yapabildiği bir iş ama Stephen King’ten bahsediyorsak eğer kesinlikle onu başka bir yere koymamız gerekir. Onun kurgularını başka yazarlarla karşılaştırmak armut ile elmayı karşılaştırmaya benziyor, evet ikisi de meyve ama aynı şey değiller. Hayal dünyasının genişliği, olayların akışı ve sizi sürekli heyecan havuzunda yüzdüren kitabın bitmeyen temposu. Kitapta ayrıca yeni filmiyle çokça konuşulan “O” kitabına da göndermeler var ama konu bütünlüğünü kaybettirecek bir durum yok yani önce “O” kitabını okumak zorunda değilsiniz. Stephen King’in kitaplarından esinlenmiş bir çok film vardır. Esaretin Bedeli ve Yeşil Yol bunlardan ikisi ve emin olun kitapları filimlerinden daha iyi. Yazar bir korku ya da bilim kurgu yazarı değil daha çok bu unsurları hayal gücünün derinliğini yansıtmak için kullanıyor. Onun yaptığı bunların çok ötesinde. Eğer hala Stephen King okumadıysanız çok şey kaybediyorsunuz. En yakın zamanda bir kitabını alın ve onun kalemiyle mutlaka tanışın.
22/11/63Stephen King · Altın Kitaplar · 20214,195 okunma
Hepimiz içten içe bu gerçeği bilmiyor muyuz? Hayat dediğin dişlilerden ve çarklardan ibaret hayali bir saati andırsa da, aslında birbiriyle uyumlu bağırışlardan ve yankılardan oluşan bir mekanizma değil mi? Ötesinde ne var? Altında ve etrafında? Kaos. Fırtınalar. Çekiçli adamlar, bıçaklı adamlar, silahlı adamlar. Ezemediklerini bozan ve anlayamadıklarını küçümseyen kadınlar. Ortasında ölümlülerin karanlığa meydan okurcasına dans ettikleri aydınlık bir sahne ile korku ve acı dolu bir evren.