Fasaradafaavusvhjvsjv

Fasaradafaavusvhjvsjv
@Kapalhesap_
Puan vermedi·280 syf.·
6 günde okudu
·
2020 7. kitabı
José Mauro de Vasconcelos
8.1/10 · 42,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Tanrı'nın güneşi bu denli güzelse, sen bir de ötekini düşün." Nutkum tutulmuştu: "Hangi öteki güneşi,Adam?Çok büyük olan bunu tanıyorum bir tek." "Daha da büyük olan bir başkasından söz etmek istiyorum .Yüreğimizde doğan güneşten." Hayranlık içerisindeydim : "Adam ,sen şairsin de , öyle değil mi ?" "Hayır. Sadece güneşimin önemini senden önce sezdim." "Ya benimki?" "Seninki,Zezé , hüzünlü bir güneş. Yağmur yerine gözyaşlarıyla çevrili bir güneş. Olanca yeteneğini ve gücünü keşfetmemiş bir güneş . Senin tüm anlarını henüz güzelleştirmemiş bir güneş. Küçük, bir parça da mızmız bir güneş." "Ne yapmam gerekiyor?" "Pek az şey. İstemek yeterli. Ruhunun pencerelerini açmalı ve fırsat tanımalısın nesnelerin müziğinin içeri girmesine . Sevecenlik anlarının şiirinin içeri girmesine." "Benim çaldığım gibi bir müzik mi?" "Tam o değil. Sen dışsal bir müzik yapıyorsun. Bu hiçbir şeye ulaştırmayan bir müzik. Başkaları için soğuk bir müzik yapacağına, müzik içinde yüzmen gerek senin ." Adam'ın bu söyledikleri karşısında şaşkınlık içindeydim. "Önemli olan, Zezé , hayatın güzel olduğunu ve yüreğimizde ısıttığımız bütün bu güzellikleri artırmak için, onların Tanrı tarafından bize verildiğini keşfetmen ." "Ağlamakla güneşimin ışınlarını ıslattığımı mı söylemek istiyorsun?" "Tabii. Güneşin soğumasına fırsat vermemek için geldim. Yalan mı?" Onayladım. "Öyleyse bir dost gibi elimi sık ve gidip güneşini uyandıralım!" "Yüreğimde gizli olduğuna göre elini nasıl sıkabilirim?" "Öbür kereler yaptığın gibi , düşüncende. " Gözlerimi kapadım ve düşündüm. Hemen , ılık elinin avucuma değdiğini duydum.
Ev sessizlik içindeydi, ölümün kadifeden ayakları gezinir gibi. Gürültü yapılmıyor, herkes alçak sesle konuşuyordu. Annem,aşağı yukarı bütün gece yanımda kalıyordu. Ve ben "O"nu düşünüyordum .Kahkahalarını,konuşmalarını. Dışarıdaki cırcır böcekleri bile sakalının çıkardığı hırt hırt sesini taklit ediyorlardı .Onu düşünmekten kendimi alamıyordum. Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu .Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Başımı dala doğru çevirdim. "Xururuca!" "Ne var?" "Ağlamak kötü bir şey mi?" "Ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. Neden sordun?" "Bilmiyorum. Bir türlü alışamadım. Sanki yüreğim boş bir kafes..."
Sayfa 68·Kitabı okudu
10/10
·184 syf.·
Beğendi
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2020 23:48
·
2020 6. kitabı
José Mauro de Vasconcelos
8.8/10 · 275,5bin okunma